Merve Karabağ

Sonra büyüdüler. Arka kapısından girerek hayata iliştiler.Dönüştüler. Dünyada herkes onlara emir verecek konumdaydı. Beyaz kadınlar, "Şunu yap," dedi. Beyaz çocuklar,' şunu ver," dedi. Beyaz adamlar, "Gel buraya," dedi. Siyah adamlar, "Yat aşağı," dedi. Yalnızca siyah çocuklardan ve birbirlerinden emir almak zorunda değillerdi. Yine de bunların hepsinı alıp kendi suretlerinde yeniden yarattılar. Beyazların evlerini onlar çekip çevirdi ve bunun farkındaydılar. Beyaz adamlar kocalarını dövdüğünde, kanları temizleyip evlerine gittiler ve orada kurbanın tacizine uğradılar. Bir elleriyle çocuklarını döverken, öbür elleriyle onlar için hırsızlık yaptılar. Ağaç kesip deviren o eller, göbek bağı da kesti; tavuk boynu kıran. yabandomuzu boğazlayan o eller, çiçek versin diye afrika menekşeleriyle de uğraştı; buğday yığını, balya, çuval yüklenen o kollar, uyusun diye bebek de salladı. Kurabiye hamuruna hafif hafif vurarak onu masum, gevrek ovallere dönüştürdüler ve ölüleri kefene sardılar. Gün boyu tarla sürdüler, sonra eve dönüp kocalarının kollarının arasına sokuldular. Katırların sırtına binmek için ardına kadar açtıkları o bacaklar, kocalarının kasıklarının üstüne oturmak için açtıkları bacakların aynısıydı. Aradaki yegâne fark ise zaten aşikâr olandı.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Halbuki bir zamanlar onlar da genç olmuştu. Koltukaltlarının ve kalçalarının kokusu tatlı bir misk kokusuna karışırdı; bakışları kaçamak, dudakları gevşekti; o incecik siyah boyunlarının üstündeki başlarının zarif kavisi, dişi geyiklerinkinden farksızdı. Kahkahaları sesten ziyade dokunuştu.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Çocuklarına saygınlık aşılamaya çalıştı, böylece onlara korkuyu öğretmiş oldu: Sakarlık etmekten korktular, babalarına benzemekten korktular, Tanrí'nın onları sevmeyeceğinden korktular, Cholly'nin annesi gibi akıllarını oynatmaktan korktular. Oğluna şiddetli bir kaçıp gitme arzusu, kızınaysa büyümekten korkmayı, başkalarından korkmayı, hayattan korkmayı aşıladı Pauline.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Romantik aşk fikriyle beraber şimdi karşısına yeni bir fikir daha çıkmıştı fiziksel güzellik. Muhtemelen insanlığın fikirsel tarihinin en yıkıcı iki fikri. Her ikisi de hasetten doğan, kendine güvensizlik hisleriyle serpilen ve hayal kırıklığıyla sona eren iki fikir.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Onları Pecola ya hakaret etmeye iten, kendi siyahlıklarına duydukları nefretti. Hiçbir engelle karşılaşmadan sürdürdükleri cehaletlerini, bütün incelikleriyle öğrendikleri kendinden nefret duygusunu, en ufak ayrıntısına kadar tasarlanmış çaresizliklerini alıp, hepsini, asırlardır zihinlerinin derinliklerinde yanmakta olan ateşten bir aşağılama külahının içine sıkıştırmış -soğutmuş- ve onu, önüne çıkan her şeyi yok edecek kadar öfkeyle dolu dudaklara boca etmişlerdi adeta. Kurbanın etrafında bir ölüm dansı tutturmuşlardı, kendi amaçları uğruna bu kurbanı alev çukurunun içine atıp feda etmeye hazırdılar.
Sayfa 72·Kitabı okudu