İmgelerimize pek bağlıyızdır. Onlara yönelmiş her "saldırı" (ya da, saldırı olarak görmek istediğimiz, görmeğe hazır olduğumuz her davranış) bizi çok sert savunmalara götürür, kolaylıkla saldırganlaşırız savunma ile yetinemeyip. İmgelerimizde değişiklik yapmağa hiç katlanamaz gibiyizdir. Oysa, yaşayabilmek için bu imgeleri durmadan düzeltebilmemiz gerekiyor, değiştirebilmemiz, "zenginleştirebilmemiz" gerekiyor. Yaşamak, yaşlanmak, dünyaya, bunların her gün yeniden anlam taşıyabilir olması, ancak bu değişme ile olanak kazanır.