Bir düşünceyi bir isyanı bir yanlışı anlatmak için ince bir kitap bir kaç sözcük ve cesarat yeterli
Kitap ismiyle bile ne anlatmak istediği neye dem vurduğunu okurken bizi neyin beklediği anlatmış
Uzatmadan, kelime oyunlarına gerek duymadan yalın ve tüm içtenliğiyle bir solukta okuyup sonunda nefessiz bırakan bir yapıt.
Girişte sizi alışılmışın aksine oldukça uzun bir önsöz bekliyor. Size o dönemi, insanları, yapılanları anlatıyor. İdamın sıradanlığını, ruhların soğukluğunu, yaşadığı toplumda böylesi alışagelmiş bir durumun içinde yarattığı rahatsızlığı anlatıyor. İlk basımının isimsiz yayınlanışı dönem insanlarının tüyler ürpertici tepkileri.. yaşadığı dönemde insanlara yapılan yanlış deme cesareti gösteriyor.
Bu kısımda bana hissettirdiği havasız bir oda da herkesi o kokuşmuş havaya alışması ve yaşamalarına bir durun hepiniz kokuşmuşluğun içindesiniz, uyanın demesi. Şu an bile dünyada tartışılan idam cezasının tüm ülkelerin geçmişinde ve kimilerini halen yapmaya devam ettiği bu insanlık dışı duruma tokat gibi verilmiş savunma bu kitap. Yaşatmak ve öldürmek kendini ilah zannedenlerin ve buna alkış tutanların suratına atılmış bir tokat. Herkes bir gün öleceğini bilir ancak ne zaman öleceğini bilmemek insanı özgür kılan şey bu. Bir insandan sebebi her ne olursa olsun bunu almak, nasıl bir dayanağı olabilir ki.
Olamaz. Işte tam da bunu anlatıyor hiç bir ölüm acısız olmaz. Ve bir mahkumun idamı hak etmesinden(!) daha fazla hak etmiyor mu buna karar veren ve alkış tutanlar.
Bir solukta okuyup sonunda sizi nefessiz bırakacak bu kitap toplumu, adaleti, hakkı,yaşamı, ölümü, gücü... (liste uzar) düşündürtecek size. Tıpkı Victor Hugo'nun da istediği gibi.
Son bir not kitap yayınlandıktan sonra o dönemde intihar edenler olduğu okudum, siz victor hugo olmayı deneyin, cesaret