Ben hep, dünyada susmaktan daha iyi bir şey yoktur, Butimar gibi olan insan daha iyi insandır diye düşünürdüm. Butimar, deniz kıyısına çöker, kanatlarını açar, oturur tek başına.
Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan. Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi saklamalıyım. Ve şimdi şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir.
Yan yana duran iki üzüm salkımının bile iç içe geçerek birleşebildiği bir tabiat düzeni işlemekteyken; vefasızlık nedeniyle yaşadığı kökten ayrılık duygusu içindeki Vedat, sonsuz bir okyanusta konacak yer bulamayan kuşlar gibidir.