İnsanların vakit öldürmek için çırpındığı zamanlar bitti. Artık vaktin ölü olarak doğduğu bir gelecek ufkunun yerini Hemen şimdi' nin aldığı çağda yaşıyoruz...
Hızın sadece fiziksel değil sanal bir dünyada da bir mevzu haline geldiği insanların, malumatın her an ulaşılabilir olduğu sosyal ilişkilerin yerini etkileşime terk ettiği bir döneme girdik. Merakımız varsa dahi ilgi duyamıyoruz, dikkat kesilemiyoruz. Dikkatimiz yazılım ara yüzlerinin arasında bir yüzden diğerine hatırlamakla meşgul. Ara'nın yerini Hiperaktiflik yani oradan oraya atlamak aldı. Yerimizde duramıyoruz. Gündemimiz aralıksız olarak güncelleniyor ve tüm bu bitmek bilmeyen yepyeni şimdiden bezmiş durumdayız Bugün olmazsa yarın... Günümüzde performans odaklı, KPI 'karla ölçülen dijital çağın insanının yorgunluklarını ve aslına olan özlemini anlatan kısa ama öz bir kitap. Modern çağın her üyesi kendinden bir parça bulacak bu kitapta, kendi yorgunluğundan bir parça bezmişlik...
"Şiddet yalnızca negatiflikten değil, pozitiflikten de meydana çıkar. Yalnızca başka veya yabancıdan değil aynıdan da doğar. Baudrillard, açıkça bu pozitif şiddete işaret ederek şöyle yazmıştı: “Aynıyla yaşayan, aynıdan ölür.”
Ebu Hanife, "iman; tasdik, marifet, yakin, ikrar ve İslam'dır." derken bilginin (marifet) imanın gerçek şartı olduğuna işaret eder. Sadece bilmek iman etmek için yeterli değildir ne var ki bilmeden delile dayanmadan yapılan tasdik de iman değildir...
"Biliyor musunuz. Bir dakika , hatta bir saniyede verilen veya verilmeyen bir karar, bir tereddüt anı, insanın hayatı üzerinde ne uçsuz bucaksız neticeler doğuruyor."