Her gün birlikte olma gereksinimi duymaksızın , her zaman yeni dostlar ediniriz. Papaz okulunda olduğu gibi her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü,efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
Sevdiğinin gözlerinde böyle gözyaşları görmemiş olanlar, insanın kalbi minnettarlıkla ve çekingenlikle titrerken dünyada ne denli büyük mutlulukların olabileceğinden habersizlerdir.
Arkadiy bataklığa girmiş, her adım attıkça batağa daha çok battığını hisseden, ama gene de karşı kıyıya geçmek umuduyla ilerlemekte acele eden bir insanın ruh haliyle ilerliyordu.