Evlilikte mutluluk tümüyle şans meselesidir. Taraflar birbirlerini gayet iyi tanısalar da, hatta baştan çok benzer olsalar da, bu, mutluluklarına en ufak bir katkıda bulunmaz. Sonradan daima değişmek için çırpınır, başlarını derde sokarlar; hayatını birlikte geçireceğin kişinin kusurlarını ne kadar az bilirsen o kadar iyidir.
Şoföre ücreti uzatırken "7'de tepelerde olur muyuz?" diye sordu genç kız. Kızın yüzüne bakmaksızın tepeler ücretini kesti adam. Sanırım bu evet demekti. Tepelere varınca usulca durdu araba. Bu orda olması gereken saat değildi, geç kalmıştı. İnmedi arabadan. Yüzüne eziyet edercesine bakan adama sadece devam ediyorum dedi.
Sanki tüm yaşam durmak istiyordu; her şey durgundu, hayvanlar gürültü çıkarmıyor, beyaz tarlalardan da titreşen sıcağın hafif mırıltısından, kaynayan yeryüzünün uğultulu fokurtusundan başka ses gelmiyordu.
Düzinelerce önemsiz insan, postacı, bir marangoz, şişman bir pazarcı kadın evden çıktılar ya da eve girdiler, yüzlerce ve yüzlerce alelade insan sokaktan aceleyle geldi geçti, bir tek o, o gelmedi.