Cümlelerime derin bir iç çekiş ile başlamak istiyorum.
Hüznün şairi diyebilir miyiz? Kendisine, bence diyebiliriz. Konu aldığı hikayelerin hepsinde bu duyguyu çok içten bir şekilde hissettiriyor okurlarına.
Onunla tanıştığım ilk kitabıydı “son kuşlar”o kadar severek ve içten hissederek okudum ki hatta çoğu yönüyle kendime benzettim onu.. hayvan sevgisi, doğa sevgisi, ada sevgisi, bir de istanbula olan hayranlığı, her hikayede deniz olması İnsanın yüreğine sıcacık bi his veriyor.
Dünyaya dair güzellikleri, insana dair hüznü, herşeyi yazarak bizler ile buluşturmuş olmasına çok ama çok memnun oldum. Herkesin mutlaka okuyup gönlünün bi yerlerinde yer edinmesi gereken bir eser..