Düş, bizi rahatlatıp dinlendirecek uykuda baş gösteren bir aksaklıktır. Buradan ancak sorunlarımızı çözebileceğimizden emin olmadığımız, gerçeğin bize sıkıntı verip uykumuzda bile yakamızı bırakmayarak önümüze güçlükler çıkardığı durumlarda düş gördüğümüz sonucuna varabiliriz.
Çünkü hepsini çoktan tanıdım, hepsini tanıdım:
Akşamları, sabahları, öğleden sonralarını tanıdım,
Hayatımı kahve kaşıklarıyla ölçtüm;
Uzak bir odadan gelen müziğin altında
Yavaşça sönüp giden sesleri biliyorum.
Öyleyse nasıl cüret edebilirim ki?
T.S. Eliot
Yaşamın bizim için güzelliği, albenisi, her şeyden önce bir kesinliği içermeyişinden kaynaklanır. Her şeyden haberimiz olsa, her şeyi bilseydik, tüm tartışmalar, tüm keşifler sona ererdi.
Tek bir kişinin ya da bütün insanlığın bundan böyle hiçbir güçlüğün kendilerini beklemediği bir aşamaya eriştiklerini kafamızda tasarladık mı, böyle bir durumda yaşamın pek sıkıcı olacağı duygusu ister istemez içimizde uyanacaktır.