Paris'i, kentten hızla uzaklaşan bir trenin yük vagonundan seyretmeye benziyordu bu;hani kent her saniye biraz daha küçülür ama insan gerçekte kendisinin küçüldükçe küçüldüğünü,yalnızlaştıkça yalnızlaştığını,bütün o ışıklardan ve o coşkudan saatte bir milyon kilometre hızla uzaklaştığını hisseder ya,onun gibi bir şey işte.
(...)Nerede olursam olayım-bir geminin güvertesinde,Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bankok'ta-hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamın içinde bunalıyor olacaktım.