Lise yıllarımın ilk döneminde, edebiyat aşkımın yavaş yavaş oluşmaya başladığı zamanlarda tanımıştım bu değerli insanı. O zamandan beri okumak istiyordum ancak belirli bir olgunluğa ulaşmak için beklemiştim. O gün geldiğinde kitaba dört elle sarıldım ve bir solukta bitti. Kısa bir kitap olmasına rağmen yazılanlar içimde hâlâ kendilerine ait bir yer arıyor. Kelimeler, betimlemeler beynimin duvarlarına çarpıp gözümün önüne geri geliyor. Tezer Özlü'nün nihilist kişiliğine adeta vuruldum. Olaylara, durumlara hatta cümlelere olan yaklaşımı büyüleyiciydi. Üslubu, dili etkin kullanımı ise beni eserin içindeki derin duyguların kollarına bıraktı. Kalıcığını bende sağladığı için çok mutluyum ve yine iyi ki okumuşum dediğim, pişman olmayacağım güzel bir eserdi.