Kiti, şu ana kadar kendini kaptırdığı içgüdüsel dünyanın yanı sıra manevi bir dünya daha olduğunu öğrenmişti. Bu dünyanın kapıları dini duygularla açılmıştı ama bu dinin Kiti'ye çocukluğundan beri öğretilen, insanın tanıdık simaları görebileceği dul kadınlara yardım evinde düzenlenen sabah ve akşam ayinlerinden ve bir papazın gözetiminde Slavca dini metinlerini ezberlemesinden oluşan dinle hiçbir alakası yoktu; bu tamamen semavi,gizemli,yüce duygularla ve fikirlerle dolu, kişinin sadece emredildiği için sevdiği değil, kendiliğinden sevebileceği bir dindi.
Kiti bunları söylenen sözlerden değil, davranışlardan çıkarmıştı.