Sis ve Gece

·
Okunma
·
Beğeni
·
15974
Gösterim
Adı:
Sis ve Gece
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
292
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750845956
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Sis ve Gece
Sis ve Gece
Sis ve Gece (cep boy)
Sis ve Gece
Sis ve Gece
Sis ve Gece
Amansız bir yalnızlaşma ve yabancılaşma

İstihbarat teşkilatının mesleğine aşkla bağlı elemanı Sedat’ın hayatı üst üste gelen musibetlerle altüst olmuştur. Babası gibi sevdiği amiri Yıldırım’ın öldürülmesinin şokunu atlatamadan kendisi de suikasta uğrar. Tüm bunların üstüne yegâne yaşama sevinci olan Mine’nin kaybolmasıyla hayatı tam bir cehenneme döner ancak pes etmez, sevgilisinin peşine düşer.

Faili meçhul cinayetlerin parçaladığı yaşamlar

Sis ve Gece olgun bir yazardan izler taşıyan üslubuyla şaşırtıcı bir ilk roman. Ahmet Ümit’e parlak bir kariyerin kapısını açan roman uzun vadede yazarın imzasına dönüşecek olan tüm temaları barındırıyor; arka sokaklarda kaybolan yaşamlar, azınlıklar, mezar taşlarının silinen yazıları gibi hayatımızdan sessiz ve çaresizce çıkan “ötekiler.”
270 syf.
·2 günde·8/10
Ahmet Ümitle tanıştığım İlk kitap vede okuduğum ilk polisiye romanı. Arkadaşım polisiye romanlarının heyecanından bahsederken hiç o tür kitap okumadigim gerçeğiyle yüzleştim ve Ahmet Ümitle baslayayim dedim . İlk bu romanından başlamamın sebebi ismini çok sevmem. Kitapları isminin güzelliğine göre okumak gibi bir huyum yoktur ama bu kitapta beni çeken birşeyler vardı:)

Yazarın anlatimini sevdim kolay ve akıcı bir dil kullanmış. Olaylar birinci tekil şahıs tarafından anlatılmış . Öyle romanları daha çok seviyorum.
Polisiye diyince ve karakterimiz Sedat da MİT görevlisi olunca baya aksiyonlu bir roman bekliyordum . Ama aksiyondan çok yasak aşkı okuduk. Yinede güzeldi. Kitaptaki herkesin acıklı bir hikayesinin olması da sevdiğim ayrı bir konuydu.
Kitaptaki her karakterden şüphelendim , ama sonu hiç tahmin ettiğim gibi olmadı. Sonunun tahmin ettiğim gibi olmaması kitabi daha çok sevmeme neden oldu.
Ahmet Ümit'in diğer polisiye romanlarını da okuyacağım
352 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Yerli ve milli polisiye yazarımız olan Ahmet Ümit bu romanında polisiyeden ziyade, trajik bir aşk olayını ön planda tutmuş. Ama yinede gayet yaratıcı bir kurguyla dile getirmiş.

Fazla heyecan ve serüven olmasada yine okunası bir polisiye tarzında bir roman. Yinede sıkılmadan ve yorulmadan, sade bir dille yazılmış bir eser.
  • Kavim
    8.5/10 (1.232 Oy)1.137 beğeni4.724 okunma704 alıntı13.383 gösterim
  • Patasana
    8.3/10 (1.722 Oy)1.578 beğeni7.016 okunma876 alıntı23.430 gösterim
  • Aşk Köpekliktir
    7.1/10 (982 Oy)844 beğeni4.661 okunma672 alıntı21.158 gösterim
  • Beyoğlu Rapsodisi
    8.2/10 (1.956 Oy)1.863 beğeni8.614 okunma764 alıntı21.348 gösterim
  • Sultanı Öldürmek
    8.1/10 (1.621 Oy)1.511 beğeni6.710 okunma1.303 alıntı20.479 gösterim
  • Veda
    8.3/10 (1.102 Oy)1.089 beğeni5.651 okunma231 alıntı15.255 gösterim
  • Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
    8.1/10 (2.766 Oy)2.616 beğeni11.067 okunma1.351 alıntı36.142 gösterim
  • İstanbul Hatırası
    8.6/10 (2.997 Oy)2.957 beğeni11.613 okunma994 alıntı37.167 gösterim
  • Bab-ı Esrar
    8.1/10 (2.910 Oy)2.831 beğeni12.555 okunma1.667 alıntı39.862 gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (1.558 Oy)1.471 beğeni7.825 okunma204 alıntı24.016 gösterim
270 syf.
·1 günde·Beğendi
Polisiye romanlarda sıkça rastladığımız aksiyon, koşuşturmaca bu romanda pek yoktu. Daha çok yasak bir aşk öyküsüne odaklanmış yazar. İlk romanı olmasına karşın gayet başarılı bir anlatıma sahip. Rüya betimlemeleri de ayrıca hoşuma gitti. Bu kitabın daha yüksek puanları hak ettiğini düşünüyorum.
270 syf.
·3 günde·8/10
Ahmet Ümit okurken beynimdeki çöplükleri boşaltıyorum sanki,o derece bir hafifleme rahatlama hissediyorum.Terapi gibi..Dünyadan koparıyor bambaşka bir hisle,adeta kitabın içindeki polis ben oluyorum.Çünkü hep finali bulmaya odaklıyım,bulamayınca deliriyorum..

Sorgu odalarına girip çıkıyorum,gelen acil telefonlara yetişmeye çalışıyorum bir arabanın içinde giderken,bir umutla ipucu arıyorum,hızla çıkıyorum merdivenleri..kendime sakladıklarımı biri anlayacak diye de üstün bir çaba içine giriyorum,endişelerim ruhumda titriyor,uykularım delik deşik bazen..hep bir kovalamaca hep bir hareket içinde olmak sabit bir haldeyken bile,elimde kitap,kitap içinde bir hayatın içinde olmak durmaksızın,soluk soluğa bir telaş,kafamda bitmek bilmeyen sorular,olasılıklar..Bir sisle kaplı sanki her şey,bir gece gibi karardı ortalık! hiçbir şey net değil..lanet olsun bir türlü ulaşamıyorum aradığım cevaba..oysa o kadar da dikkatliyim,o kadar tecrübeliyim bu işte..ama hangi detayı kaçırıyorum ki bu iş bu kadar çıkmaza giriyor?Mine nerede peki?Nerede bu kız?Hiçbir şeyi tahmin edemez duruma geliyor beynim..onca bilgi topladım,onca olasılık düşündüm ama hiçbiri beni sonuca ulaştırmıyor..zaman geçtikçe kendimi inandırmaya çalışıyorum kötü sonuca çaresizce..ama ya değilse?bu ikilemler arasında yaşadığım gel-git beni yoruyor,sinirlendiriyor!bir kitlenme noktasındayım şimdi..Beynim tüm kapıları kapatıyor..Mine nerede?

Ve hiç ummadığım bir kapı açılıyor aniden,hiç hesap etmediğim,hatta üstünde durmadığım bir detaydı bu oysa!..Hayır olamaz! şaşkınlık,şok,acı,ruhumu kaplayan telaşla isyanım zirve yapıyor..Kalbimdeki acı o zirvede tırmanışa geçiyor..Kendime olan öfkemi nasıl cezalandırmalıyım peki?İşte tam da o anda beynim ta en başından tüm hikayeyi yeniden sahnelerken, zihnimdeki trafik o kapının önünde beni tutsak ediyor!Açamıyorum o kapıyı bir türlü.. "N'olur olmasın!" diye çığlıklar attığım içsel yakarışımın gürültüsündeki enkazın altında can çekiştiğim acım beni oracıkta paramparça ediyor!
Mine!!!.........
439 syf.
·6 günde·7/10
Kitabın içeriğinden önce kitapta beni rahatsız eden bir konudan bahsetmek istiyorum. Yazar zihinsel engellilerden zekâ özürlü veya geri zekâlı diye bahsediyor. Bu, beni çok rahatsız etti ve bir ara okumayı bırakmak istedim. Çok dikkat ettiğim, önemsediğim bir konudur ve bu sebeple bir daha yazarın kitaplarını okumayı düşünmüyorum.

Kitabın konusuna gelirsek; MİT görevlisi Sedat'ın yasak aşkı Mine aniden kaybolur. Ve Sedat, görevini tehlikeye atmak pahasına Mine'yi aramaya koyulur. Yazar, Sedat ve Mine dışındaki karakterlerin de yaşam hikayelerine değinmiş. Her karakterin etkileyici bir hikayesi vardı ve bu detayları okumayı çok sevdim. Polisiye olmasına rağmen aksiyon ön planda değildi, aşk ön plandaydı. Kitabın sonuna kadar Mine bulunacak mı diye heyecanlanmadan alamadım kendimi.Gayet akıcı bir dili vardı, okurken sıkmadı, yormadı. Okumak isteyenler keyifli okumalar...
352 syf.
·Puan vermedi
Kitabı okurken şaşkınlık, korku, hüzün ve aşk gibi türlü duygulara dalıp çıkmak elde değil. Heyecan dolu bir polisiye ve sonunu kolaylıkla hatırlayabildiğim nadir kitaplardan birisi. Kilometrelerce ötede aradığınız, belki bir nefes kadar yakınınızdadır...
270 syf.
·2 günde·9/10
Tahmin edilemeyen bir son. İşte böyle kitapları çok seviyorum.
Kahramanımız MİT görevlisi, birdenbire ortadan kaybolan sevgilisini arıyor. Soruşturmalar, sorgulamalar, aklına gelen her detayı değerlendiriyor ama sonunda hiç ummadığı bir yerde buluyor.
Ahmet Ümit'in tarzını severim, kitapta anlattığı her ayrıntıyı okudukça neden anlattığını anlıyorsunuz. Su gibi bir anlatımı var; hem duru hem de akıcı.
Hedefim Ahmet Ümit'in tüm kitaplarını okumak ama araya başka kitapla da girince çok bekletmiş olduğumu anladım ve arzu hanımın düzenlemiş olduğu etkinlik sayesinde bu güzel kitabı okumuş oldum. #49517643
Tavsiyemdir mutlaka okuyunuz.
270 syf.
Ahmet Ümit...
Biz her ne kadar bilmesekde o edebiyata şiir ile başlamış.1989'da "Sokağın Zulası" adlı şiir kitabını yayımlamış.

"Senden her ayrıldığımda
Çılgınca dalgalanan bir insan denizinde
Annesini yitiren bir çocuğun
Ürkek hüznü çöker yüzüme.
Seninle her karşılaştığımda
Sabah kırağısıyla yıkanan çiçeklerin
Cemresi vurur gözlerime.
Seni tam bulduğum anda yitirmenin korkusu
Tam yitirdiğim anda bulmanın sevinci...

Sis ve Gece...
Ahmet Ümit'in 1996 tarihli ilk polisiye romanı. Adından polisiye romanları ile söz ettiren Ahmet Ümit, 1992 yılında yayımlanan " Çıplak Ayaklıydı Gece" adlı hikaye kitabı ile bu yola başlamıştır. Bunun yanı sıra Sis ve Gece, Turgut Yasalar tarafından 2007'de beyaz perdeye uyarlanan ilk romanıdır. Ama size tavsiyem önce kitabı okuyun hele ki bu bir polisiye roman ise.

Ahmet Ümit ile tanışmam Sis ve Gece sayesinde gerçekleşti. Roman her ne kadar ilk olma özelliği taşısa da başarılı bir romandı diyebilirim. Sade bir dili var ayrıca hikaye birinci tekil kişi ağzından anlatılıyor. Kitabı okumam uzun bir zamana yayılmasına rağmen akıcılığını ve sürükleyiciliğini hiç kaybetmedi.

Romanın ana karakteri Sedat adlı bir istihbaratçı, evli iki çocuk babası olmasına karşın genç bir kız ile yasak bir ilişki yaşamaktadır. Roman bir suikast ile başlayıp Sedat'ın kaybolan aşkı Mine'yi araması ve bunun üzerine eklenen olaylar zinciri ile devam etmektedir. Sedat'ın eşine olan sevgisi ve Mine'ye olan aşkı arasındaki ikilemi derinlemesine yansıtılmış ve bu durum da romana ayrı bir tat katmakta. Romanın sonu tahmin etmediğim bir şekilde gerçekleşti. Sedat ile birlikte Mine'yi bende aradım, tahminler yürüttüm, o sorgu odalarındaydım, yeri geldi Sedat'a kızdım, yeri geldi ona üzüldüm... Ahmet Ümit bu etkiyi yaratmayı başarabilen bir yazar.

Roman hakkında beni rahatsız eden bir nokta vardı. Yazarın, hikayede adı geçen zihinsel engelli Maria'yı "zeka özürlü" diye ifade etmesi oldu.
Keyifli okumalar...
270 syf.
·3 günde
İlk kez bir Ahmet Ümit kitabı okudum ve bu kitap beni oldukça etkilemeyi başardı. Konusu bilindiği üzere bi polisiye kitabı. Hem konuau itibariyle hem de dili itibariyle çok güzel bir kitap, kendini okutuyor kesinlikle. Eğer okuma listenizde yeni bir kitap yoksa bu kitabı okumalısınız. Kitap bittiğinde geri kalan boşlukları kendiniz doldurmaya çalışıyorsunuz ve bu gerçekten güzel oluyor. Kitapta beni en çok etkileyen şey kitabın sonu oldu çünkü asla tahmin edemezdim. Denildiği gibi kitapta duvardaki bir tüfekten bahsediliyorsa o tüfek mutlaka patlar. Bu söze artık daha çok katılıyorum. Kitabın sonunu Zülfü Livaneli'nin Kardeşimin Hikayesi kitabına benzettim biraz. Genel olarak beğendim, iyi ki alıp da okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu.
270 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Ahmet Ümit'i İstanbul Hatırası ile tanıdım. Sis ve Gece, İstanbul Hatırası'na göre daha az aksiyonlu, dingin bir anlatımı var. Ani heyecanlanmalar yaşamadım okurken. Kitap polisiye türünde olmasına rağmen yasak aşk ön plana çıkarılmış. Akıcı bir dili var ve sosyal mesajlar da içermekte. Sahnelerdeki detayların uzun uzun betimlenmesi farklı bir hava katmış kitaba. Çok da güzel olmuş. :) Bir çok okur tarafından sonu tahmin edilmiş, ben edemedim itiraf edeyim. :)
Kitabın yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiye romanı olduğunu okuduktan sonradan öğrendim.
Aynı adla sinemaya da aktarılmış filmini de izlemek isterim. :)
448 syf.
·8/10
Sis ve Gece..
Kitabın ismi bana pek cazip gelmemişti taa ki okuyana kadar romanı okuduktan sonra kitabın adını nerden aldığını çok daha iyi kavrayabiliyordum. Genellikle katilleri bulamıyordum evet fakat bu kitap da cinayet olayı o kadar güzel kurgulanmış ki katilden ziyade kurbana odaklandım. İlk birkaç bölümününde okuduğumu anlamada , olayları veya yazılanları zihnimde canlandırmada zorluk çekiyordum. Tek beğenmediğim yanı bu olsa gerek. Onun dışında kitabı beğendim iyi okumalar 
"Benim durumumda insan ne yapacağını bilmiyor. Hiç olmadık yerlerden umut bekliyorsunuz."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sis ve Gece
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
292
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750845956
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Sis ve Gece
Sis ve Gece
Sis ve Gece (cep boy)
Sis ve Gece
Sis ve Gece
Sis ve Gece
Amansız bir yalnızlaşma ve yabancılaşma

İstihbarat teşkilatının mesleğine aşkla bağlı elemanı Sedat’ın hayatı üst üste gelen musibetlerle altüst olmuştur. Babası gibi sevdiği amiri Yıldırım’ın öldürülmesinin şokunu atlatamadan kendisi de suikasta uğrar. Tüm bunların üstüne yegâne yaşama sevinci olan Mine’nin kaybolmasıyla hayatı tam bir cehenneme döner ancak pes etmez, sevgilisinin peşine düşer.

Faili meçhul cinayetlerin parçaladığı yaşamlar

Sis ve Gece olgun bir yazardan izler taşıyan üslubuyla şaşırtıcı bir ilk roman. Ahmet Ümit’e parlak bir kariyerin kapısını açan roman uzun vadede yazarın imzasına dönüşecek olan tüm temaları barındırıyor; arka sokaklarda kaybolan yaşamlar, azınlıklar, mezar taşlarının silinen yazıları gibi hayatımızdan sessiz ve çaresizce çıkan “ötekiler.”

Kitabı okuyanlar 5.149 okur

  • Oktay
  • Ali Osman akkoca
  • Berrin Maçça
  • Hazan
  • Nur Kaya
  • Gizem güzeloğlu
  • Bilemeyiz ki
  • Hayriye pişgin
  • Ceyhan Durkut
  • Nurcan Köse

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0.1 (1)
8
%0.1 (1)
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları