Selam!
Bir süredir elimden düşüremediğim, satırlarının altını çize çize bitirdiğim o kitaptan bahsetmek istiyorum size. Biliyorsunuz, bazen öyle kitaplar denk geliyor ki, sanki tüm duygularınızı, yaşadıklarınızı bir başkası kaleme almış gibi hissediyorsunuz. Miraç Çağrı Aktaş’ın “Kalbi İyi Olanın Yolu Zordur” kitabı tam olarak böyle bir deneyimdi benim için.
Bu kitap ne peki?
Aslında tür olarak deneme/kişisel gelişim diyebiliriz, ama bildiğimiz o kuru kişisel gelişim kitaplarından değil. Yazar, ilişkiler, hayat mücadelesi, iyilik, kalbin temizliği ve bunun getirdiği zorluklar gibi konularda tamamen duygu yüklü ve samimi anektodlarla ilerliyor. Yani sanki en yakın arkadaşınızla oturmuş, çayınızı içerken dertleşiyormuşsunuz gibi.
“Yükü ağır olur iyi kalplerin...” alt başlığı bile ne kadar içten, değil mi?
Kitap boyunca şunu görüyorsunuz: Gerçekten iyi niyetli, saf duygularla hareket eden insanların hayatta nasıl sınandığını, bazen nasıl yorulduğunu... Ama aynı zamanda bu zorlu yolun aslında ruhumuzu nasıl olgunlaştırdığını da çok güzel anlatıyor. Özellikle kırılganlıklarımızla ve kabullenemediğimiz gerçeklerle yüzleşme kısmı... O kadar dokunaklıydı ki!
Eğer siz de:
• İnsanlara güvenmekten yorulmuş ama kalbinizin temizliğini de kaybetmek istemeyenlerdenseniz,
• Kendinize bir mola verip ruhunuzu dinlendirmek istiyorsanız,
• Ve en önemlisi, “Yalnız değilmişim!” demek istiyorsanız...
Bu kitabı mutlaka listenize alın! Herkesin kendinden bir parça bulacağına, hatta bazı sayfaları okurken derin bir “Ah be...” çekeceğine eminim. Bana göre, bu kitabı okumak biraz da kendi ruhunuza şefkatle sarılmak demek.
Şiddetle tavsiyemdir, okuyun ve hislerinizi bana yazın! Siz bu aralar ne okuyorsunuz?