1775 lerde Fransa ve İngiltere’nin sosyolojik durumuyla ilgili pencereler açarak başlayan hikaye Fransa sokaklarında; adaletsizlik, yoksulluk, ölüm ve korkuyla pençeleşen halkın sabrının taşmasına ve yavaş yavaş canavarlaşmasına giden adımları müthiş akıcı bir dille ve olay örgüleriyle okuyucunun zihin dünyasına yansıtıyor. Toplumu Fransız İhtilali’ne götüren süreç işlenirken; diğer taraftan haksızlığa uğrayarak yıllarca boşuna mahkum edilmiş bir doktorun, kızı tarafından kurtarılması ve bu kızın (Lucie) yine benzer bir haksızlıkla idam hükmü giymek üzereyken zeki bir avukatın savunması sayesinde kurtulan Darnay ile yaşadığı aşkı ve babasının iyileşme süreciyle beraber eşi veçocuklarıyla kurduğu düzenin yıllar sonra eşinin alacağı bir yardım isteme mektubuyla nasıl alt üst olduğu ve kendilerini bir anda ihtilalin ve kana susamış insanların arasında bulduğu ve burada yıllarca yaşadıkları vahşet dolu zaman dilimi soluksuz okunabilecek kadar gerçekçi ve heyecan dolu anlatılıyor. Sonu tahmin edilebilir olsa da çok etkileyici bir final diyebilirim.