Bana kalırsa uğursuzluk diye bir şey yok; uğursuzluk insanlarin kötülüklerini sakladıkları koca bir maske, yalanlarla büyüttüğümüz sahte bir avuntu, suçu üzerine
atmak için tutunduğumuz
günah keçisi. Birbirimize karşı iyi, dürüst, sevgi dolu ve şefkatli olmayı başaramadık. Mutsuzluğumuzun asıl sebebi ısrarla üzerini örttüğümüz, konuşmaktan kaçındığımız, inkâr edip yok saydığımız aile günahlarıydı, hikâyemizin karanlık ve kilitli odalarıydi. Her ailenin sırlarla ve günahlarla dolu kilitli bir odası vardır.
İnsanları endişelendiren, üzüntüye boğan günahkâr olmaları değil, başkalarının kendilerinden daha iyi, daha masum olma
ihtimaliydi; şehrin kötülerle dolu olduğunu düşünmek onları rahatlatıyor, teselli veriyordu.