Merve

Merve
@Merveselcan
Sözcüklerin ötesinde bir dil var.
Ama işte, insan bazı bedelleri ömür boyu ödemek istemiyor. Tek başına bir şey değil, kendinden büyük bir şeyin parçası olmak istiyor bazen. Umman'ın damlası, başağın buğdayı, ağacın dalı, hatta dalın çıtırtısı... çareyi kainatın sırrında değil, kendi gibi bir başka ben'in yamacında arıyor. Ufacık bir yakınlık uğruna, canını sıkacak, kalbini kıracak, kendini değişmeye zorlayıp hayatını büsbütün karartacak birilerini istiyor o zaman yanında. Gidip kanlı bir sunağa uzanıyor. İçinde yıllanmış cefakar, vefakar ben'i, uzak bir ihtimalden fazlası olmayan şaibeli bir biz hayaline kurban etmekten çekinmiyor. İlle de başka bir oyunbaz istiyor küçük, Kederle oyununa. Çünkü insan denen illet, bütün o fiyakasının ardında, vurulmayı bekleyen sakat bir at yalnızlığına nöbet tutuyor. Evrendeki en hacimli kalabalığı, yalnızlıktan gebermek üzere olan insanlar oluşturuyor.
Sayfa 212·Kitabı okudu
Reklam
Hayat da devam edecekti sahiden Ama artık o eski hayata benzemeyecekti. Dünya, böyle eksile eksile, hiçe varıncaya dek kendi ekseni etrafında dönmeye devam edecekti. Kendi etrafında fırfır dönen bir şeyi ciddiye almaya çalışmaktı belki asıl aptallık.
Sayfa 210·Kitabı okudu
Hayatta hep seçimler yapmak gerekir. Bazen düşmemek için koşmak icap edebilir.
Sayfa 199·Kitabı okudu
Sırlar da aşklara benzer biraz. Paylaştığın kişi, ona Senin verdiğin kıymeti vermeyebilir. Sen büyüttüğün bir çiçek gibi incitmekten çekinerek ihtimamla sunarsın, karşındaki ağzının kenarıyla Teşekkür edip kenara koyar mesela. o zaman anlarsın ki, emanete biçtiğin değer senin doğurup büyüttüğün, kendi ellerine yüklediğin hislerin toplamıymış Meğer.
Sayfa 195·Kitabı okudu
Insan en çok kaçmayınca yakalanmıyor.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Reklam