Dünya süratle, müthiş bir süratle, film şeridi gibi aktı gitti gözlerimin önünden. Belki de böylesi daha iyidir dedim içimden. Her şeyin, biz geldiklerini bile görüp anlayamadan hızlı çekip gitmesi. Böylece alışacak kadar zaman bulamayız. Burası bizim değil çünkü. Alışmamalıyız.
İnsan ölürken en çok hayallere geç kalıyordu. Vakit daralınca bütün kolaylar zorlaşıyor, mümkünler imkansızlaşıyordu. Böyle düşündükçe büsbütün Gönül koyuyordum kendime. Ruhun büyük mesafede dikkat etmesine vesile olacak ufacık adımlara atmayı akıl edebilmek için, ille de ölmek üzere olmak mı gerekiyordu?