Merve Sena

Günümüzde bir şikayet kültürü var. Halden şikayet çok yaygınlaşmaya başladı. Bana bu hepimizi içten içe kemiren bir hastalık gibi geliyor. Elimizi taşın altına koymak ve bir şeyi yapmak, inşa etmek yerine, halden şikayeti seçiyoruz. Halden şikayet edince de bugünü ve mesuliyet hissini kıymetsizleştirmiş oluyoruz. Her şeyden şikayet ederek, hiçbir şey yapmamaklığı tercih edip kul olarak mesuliyetimizi berheva ediyoruz. Bu, modern insan için çok temel bir problem.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günümüzde gönüle bu kadar az yer açmamızın sebeplerinden bir tanesi egolarımızın her yeri doldurması. Hepimiz o egonun karanlık camının arkasından dünyayı görüyoruz ve onunla dünyaya yaklaşıyoruz. Ruhumuzda, gönlümüzde başka insanlara yer açmıyoruz. Kendi benliğimiz her yeri kaplıyor. Kibir hastalığı, modern dünyanın hastalığı.
Descartes, ruh ve bedenin birbirinden ayrı olduğunu söylüyor ve kartezyen ikililikten bahsediyor. Oysa ruh ve beden birbirine kenetlenmiştir. Bedendeki sıkıntı ruha tesir eder, ruhtaki ise bedene. Descartes'in "Düşünüyorum, o halde varım." sözünü yeni psikolojik mefhumlar "Hissediyorum, o halde varım." olarak değiştiriyor. Asıl mesele kalptir. Hissetmeyen insan yoktur.
Başka mana aleminden bir insan bize baktığı zaman ne düşünecek, ne hissedecek? Bizi temayüz ettiren bir vasfımız var mı? Davranışlarımıza sinmiş bir letafet var mı? Karşı tarafa bir itişme kakışma hissi mi veriyoruz, yoksa onu konuşmaya, sohbete, bir bilişme haline mi davet ediyoruz? Bu ruh güzelliği mi kaybettiğimiz?

Merve Sena

, bir kitap okudu
7/10
·184 syf.·
4 günde okudu
·
2020 23. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7.6/10 · 77bin okunma