Belki de en dürüst hâlin bu. Çabalamayan, inanmayan, beklemeyen hâlin. Çünkü umut, en kaba yalandı. Ve sen o yalanı söyleyecek kadar bile enerjik değilsin artık.
Aynı kelimeleri konuşuyoruz belki, ama başka anlamlarda yaşıyoruz. Cümleler kuruluyor, sesler çıkıyor; yine de içimde hiçbir yere değmiyor. Konuşmalar geçip gidiyor, geriye sadece bir boşluk kalıyor.
Bazen hayat, ileri doğru akan bir nehir değil de kendi etrafında dönen bir girdap gibi hissettirir. Aynı düşünceler, aynı hatalar, aynı suskunluklar… Her şey tanıdık, her şey bildik; ama en çok da bu tanıdıklık yorar insanı. Çünkü insan, yabancı olanda değil, tekrarın içinde tükenir.