Benim de bir dinim var diye yanıtladı eczacı "kendi dinim var, hatta ben daha dindarım onlarda, onların o gülünç törenleri, hokkabazlıkları yoktur benim dinimde! Ama Tanrıya taparım... Kiliseye gitmeye gümüş tepsiler öpmeye, bizden daha iyi beslenen bir sürü soytarının sırtını kalınlaştırmaya gelince ben bunda yokum.
Siz öyle bir zamanda yaratıldınız ki İslamın onda dokuzunu yapsanız birini terk etseniz helak olmanızdan imtihanı kaybetmenizden korkulur. Ama öyle zamanlar gelecek ki, insanlar İslamın onda dokuzunu terk etseler, sadece birini yapsalar kurtulabileceklerdir. - Hadisi Şerif
Bilinçli bir tercih olmamasına rağmen Tarık Tufan'ın Ya Tahammül Ya Sefer eseri ile Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan adlı eserini arka arkaya okudum. Ve ikisnin birbirini andıran durumlar barındırması ilgimi çekti. Peki hangi konuda ortaklıkları mevcut? Hemen açıklıyorum. Tarık Tufanın eserinde bir dava üzerine birleşmiş insanlar ve sonrasında yaşanan olaylardan bahsediyor buna benzer bir durum da Sabahattin Alinin eserinde de mevcut. Orda da birbirinden çok uzak olsa da başka bir dava üzerinde sözde çalışmalar yürüten diğer bir grup insan var. İkisinde de davalarını yayma yürütme yolu dergi çıkarma, dava üzerinde çalışacak insan toplama gibi olaylar var. Bu ortak noktalardan dolayı tesadüfen de olsa ikisini üstüste okumak keyifli oldu. Ya Tahammül Ya Seferİçimizdeki Şeytan