"Ey Ademoğlu! Sen bir şey murad edersin, Ben de bir şey murad ederim ve ancak Ben'im murad ettiğim tahakkuk eder. Eğer sen Ben'im muradıma teslim olursan senin muradını sana veririm. Eğer muradım hususunda benimle çekişmeye kalkışırsan senin muradını alt üst ederim. Neticede yine Ben'im muradım tahakkuk etmiş olur..."
Gece ibadetine kalkmaya yardımcı şeylerden biri de kalbin daima kederli, hüzünlü ve gamlı durmasıdır. Yani kalp daima uyanık olmalıdır. İşte kalp bunlarla canlı olur.
"Siz kolaylık göstermek için gönderildiniz, zorluk çıkarmak ve nefret etmek için değil. Bu din sapasağlamdır. O dinde yumuşaklıkla yürüyünüz. Çünkü kendini zorla yokuşa süren için ne gidebileceği bir yol kalır ne de bükülmedik kol."
Hak dostu Ebu'l Hasan Harakani Hazretleri der ki: "Türkistan'dan Şam'a kadar olan sahada bir din kardeşimin parmağına batan diken, benim parmağıma batmıştır; onun ayağına çarpan taş, benim ayağıma çarpmıştır. Onun acısını ben duyarım. Bir kalpte hüzün varsa, o kalp benim kalbimdir."
İşte gerçek bir İslam kardeşliğinde sahip olunması gereken gönül ufku...