Allah Teâlâ'nın dilediği ise bu dinin kendi iradesiyle örtüşmesidir. Kalplerin kendisiyle dolduğu ve vicdanların üstünlüğünü kabul ettiği bir akide sistemi! İnsanlığın Allah'a boyun eğmesinden ve yalnızca O'nun gönderdiği kanunları benimsemesinden ibaret olan bir akide sistemi! İşte akîdeleri bu şekilde düzenlenmiş bir toplum oluşup hükümranlık vazifesi de bu toplumun elinde bulunduğunda şeriatın prensipleri, onun pratik ihtiyaçlarına cevap vermeye ve hayatlarını belli bir düzene koymaya başlar.