... apartmanlar uçsuz bucaksız bir denizin azgın dalgalarına bırakılmışçasına sürekli birbirleriyle çarpışıp yıkılırken, caddedeki otomobiller onların pencerelerinden gelip geçmeye başlamıştı. Bütün bunlar, zamanın kemire kemire eksilttiği tozlu biber anıdan çok, toprağını bulup yeşerememiş çürük bir umuda ya da düşe benziyordu.