Allah rızık yağdırmış, dokunmuyorsun. Olmaz! Sen uzanıp almazsan o sana zorla vermez. Kendiliğinden verecek olsaydı ‘Dua et ki vereyim!’ demezdi.
Mülk Allah’ındı.
Sen almasını bilecektin.
Bir cümle kurmakla bin cümle kurmak arasında geçip giden bir şey değildi zaman. Geceyle gündüz arasında, yolun başıyla sonu arasında, yazla kış, doğumla ölüm arasında geçip giden bir şey değildi. İlle de geçip giden bir şey lâzımsa, bizdik o; bizden başkası değildi.
Ölünceye kadar kör ve sağır sayılırdık. Rüya görmekte olduğunu bilmeyen, bu nedenle gördüğü her şeyi gerçek sanıp gücünün yettiği herkesi o gerçeklikte yaşamaya zorlayan bir insanın derin uyku hâli gibiydi yaşamak.