''Kemal-i samimiyet, bir şeyi irade ve muhabbet ile teklife rıza göstermektir. Gönülden istemektir. Kemal-i samimiyet süphesiz inanmak ve inancın edebini muhafaza etmektir. Kemal-i Samimiyet her işin anahtarıdır. İnsana bakiyi de kazandırır faniyi de. inandığını işlemeyen ve eylediğine inanmayan kulda lezzet bulunmaz. özünde ihlas olmayan kul huzuru bulamaz. vazifesinde daim olmayan kul muvaffak olamaz ve maksada eremez.''
babamdan ne çok şey öğrendim. onu çok özlediğimi hatırladım. pederim , '' insan ruhunun sevgiye ne kadar ihtiyacı varsa otoriteye de o denli ihtiyacı vardır,'' derdi çok sevdiğim ve saydığım pederim evimizde sevginin olduğu kadar saygının, n,zamıni otoritenin de tek merkeziydi. kendi iç dünyasında, yüreğinde, zihninde nizamını kurmuş ve kendiyle barışmış kamil bir adamdı. bu yüzden söyledikleri etkili olurdu. ''kendi nizamını içinde kurmamış birinin ailesinde de bir nizam oluşturması mümkün değil.'' derdi
aşk alimdir ve alim olma yolunda olanlarda daha bir heybetli durur ben aşkı heybetli taşıyanlardanım. aşk kimilerinde kılıcı keskin tutar ve bu kılıç su verilmiş çelikten mamul gibi keskin olur. kılıç erbabını ister. erbabı aşk kılıcını ustaca kullanır, gelişi güzel oraya buraya savurmaz. aşk kılıcı, asla maşukuna karşı kınından çıkmaz. ben de asla aşkıma yara açmadım. asla kesip atmadım. ne deliye döndüm ne divane oldum, ne hor gördüm ne de yok saydım. adam gibi sevdim ve sonuna kadar da hep öyle oldu