“Kardeşim Atatürk gücünü bu milletten aldı. Oraya laf olsun diye mi geldi, bu millet onu boşuna mı başa getirdi? Sen diktatör mü diyorsun Atamıza?”
“Ne diyorsun ya İsmail, olayı çarpıtma! Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı 1924'te kurdular, siz 1925'te Kapatıverdiniz. Derdiniz neydi ha, neden korktunuz? Kazım karabekir paşa ve Ali Fuat Cebesoylar bu milletin evlatları, tüzüklerinde bu milletin dinine saygılı olacaklarını yazıp bu milletle el ele tutuştular. Siz ne yaptınız peki? Bu durumu dini siyasete alet etmek olarak algılayıp tehlike gördünüz. Bizzat Atatürk dedi bunu ve kapatıverdiniz fırkayı.”
“Yâ sen nasıl Atamıza dinsiz dersin yahu?”
“Derim tabii ki! 'Biz ilhamımızı gökten indiği zannedilen kitaplardan almadık,' demek ne demek ha, ne demek? Ata kendisine dış devletlerin diktatör demesinden korktuğu için tahminine göre elli altmış mebus çıkartırlar düşüncesiyle izin verdi fırkaya ama öyle olmadı. Belediye seçimlerini alıverdiler, tamamını aldılar hem de! Halk oluk oluk buraya akınca kapatıverdiniz fırkayı. Bu durumu nasıl açıklayacaksın? Türk Ocaklarını'nın milliyetçilikleri yanında muhafazakarlığına bile tahammül edemediniz bir süre sonra. Siz kapatıp durursunuz zaten. Sizin kapattığınızı bu millet açacak, bunu bil!”