Filistin; önceleri şımarık bir kiz çocuğu olan sonrasinda Avukat olarak gittiği hapishanede tanıştığı Abbud ile tanışması hayatını değiştiriyor.
Fakat asıl dönüm noktası babasının bir cuma günü Mescidi Aksa'da "Kudüs bizimdir " demesi üzerine işgalci güçler tarafından şehit edilmesiydi..
Çünkü bilinen o ki insanın başına bir zorluk yahut musibet geldiği zaman, insanın fıtratı onu Rabbine sığınmaya yöneltiyor.
Bir yanda şımarık büyümüş bir kız, bir diğer yanda defalarca hapis cezasına çarptırılmış tutuklu bir direnişçi..
Bunların da ötesinde o tutuklu ölüm döşeğinde... Fakat Filistin artık şımarık küçük çocuk değil babasını şehadete uğurlamiş ve büyümüş bir Filistinli.
Abbud'un sert görünen kalbi evlendikten sonra, helali olmasiyla eşine ancak söyleyebildiği sözleri, bu devrin "böyle şeyler mi kaldı, hangi devirde yaşiyoruz, insanin sevgilisine seviyorum demesinin nesi kötü vb." Konuşmalarla bazı şeyleri normalleştirenlere ders olacak nitelikte..
Bu kitap şuan binlerce buna benzer gerçek hayatın, çocuğun, yaşadığı zulmün sadece bir tanesi, yani denizde bir damlası. Ya diğerleri binlerce mazlum, çocuk, kadın, onca zulüm onlari anlatmaya kaç yazarın gücü yeter ki?
Rabbim yâr ve yardımcıları olsun bizlere de gerçek destekçileri olmayı nasip etsin.