Bir gün Allah Resûlü'nün ﷺ yanına bir adam geldi ve ondan bazı şeyler talep etti. Allah Resûlü ﷺ, "Şu an yanımda sana verecek bir şey yok. Sen git onu benim adıma satın al, bir şeyler geldiğinde ben borcumu öderim" buyurdu. Bunun üzerine mecliste hazır bulunan Hz.Ömer(رضي الله عنه) şöyle dedi, "Sen ona bundan önce dünyalık bir şey vermiştin. Allah Teâlâ seni satın almaya güç yetiremediğin şeyi vermeyi vadetmekle sorumlu tutmadı ki." Hz. Ömer'in (رضي الله عنه) sözü Allah Resûlü'nün ﷺ hoşuna gitmedi. Bu noktada Ensardan biri şöyle dedi, "Ey Allah’ın Rasûlü ﷺ! İnfak et, Arş' ın sahibi'nin birşey eksilteceğinden endişe etme!". Ensarı'nın bu sözü üzerine Allah Resûlü ﷺ tebessüm etti ve hoşnutluğu yüzünde zahir oldu. Sonra şöyle buyurdu, "İşte ben bununla Emrolundum."
Hediye kurşundan daha güçlü bir silahtır. Kurşun hasmı öldürür, hediye ise diriltir. Küçücük bir hediye yürekteki bütün derin öfkeyi kazıyıp atar. Bu yüzden Allah Resûlü ﷺ "Hediyeleşin ki, birbirinize olan muhabbetiniz artsın."
Allah Resûlü ﷺ, "Eğer Dünyanın, Cenâb-ı Hakk’ın katında bir sivri sinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, asla kâfire ondan bir yudum su içirmezdi." buyurmaktadır.