...İşte ölüm denince benim gözümde böyle sevimli ve hemen hemen neşeli bir hayal uyanırdı. Şimdi, onun acı lezzetini, toprak, öd ağacı ve servi kokuları içinde dilimle tadıyor, ciğerlerimle kokluyor gibiyim!
Sözcükler sanki göğsümden sınırsız bir umutsuzlukla çıkıp patlıyordu:
"Yemin ediyorum ki alacağım o otmobili. Gerekirse adam öldüreceğim, çalacağım."
İçimde konuşan küçük kuşum değildi: Yüreğim olmalıydı bu.