Arthur Machen

Arthur Machen

Yazar
8.8/10
253 Kişi
·
346
Okunma
·
14
Beğeni
·
979
Gösterim
Adı:
Arthur Machen
Unvan:
Galli Yazar
Doğum:
Monmouthshire, İngiltere, 3 Mart 1863
Ölüm:
15 Aralık 1947
Arthur Machen tarihlerinde arasında yaşamış ve Gotik bilimkurgunun oluşmasına öncülük etmiş Galli bir yazardır. Yazarlık dışında gazetecilik, çevirmenlik ve oyunculuk da yapmıştır.Özellikle 1890'lı yıllarda, yazdığı fantastik ve korku öyküleri ile dikkat çekmiş ve edebiyat dünyasının öne çıkan isimlerinden biri olmuştur. Kelt atalarından kalma kültürle beslenen Machen, bunu kaçınılmaz bir şekilde eserlerine yansıtmış ve fantastik dünyasını kuraraken bu mirası sonuna dek kullanmıştır.

Jorge Luis Borges, Machen ile ilgili şunları aktarır: “Machen için yapılacak muhtemel tanımlamalar onun yapıtlarında fark ettiğim özelliklerden çok daha önemsizdir. Bu özelliklerden biri; kötülüğün, birçok doğa ve tanrıbiliminde olduğu gibi yalnızca iyiliğin yokluğu olarak var olması değil de iyiliğe karşı sürekli olarak mücadele eden bir yaratık ya da yaratıkların oluşturduğu bir koalisyon olarak var olması ve zafer kazanmasıdır.”
ET DIABOLUS INCARNATE EST. ET HOMO FACTUS EST.*


*Ve (bir) şeytan ete kemiğe büründü. Ve insan oluştu.
Arthur Machen
Sayfa 23 - İthaki Yayınları
"Şüphesiz fazla okuyor, çok hızlı yemek yiyor, sonra yine büyük bir telaşla kitaplarına geri dönüyor. (...)"
Arthur Machen
Sayfa 77 - Kırmızı Kedi
"Kendinizi eğittiğinizi görebiliyorum, sonsuz derecede zararlı olmayan tek eğitim türü."
Arthur Machen
Sayfa 57 - İthaki Yayınları - Karanlık Kitaplık
"Deneyimlerime dayanarak söylüyorum, muhatap olması en zor kişiler cahillerdir."
Arthur Machen
Sayfa 100 - İthaki Yayınları - Karanlık Kitaplık
''Adamın dış formu aynı kalmıştı ama içi cehennem doluydu.''
Arthur Machen
Sayfa 59 - İthaki Yayınları - Karanlık Kitaplık
80 syf.
·Beğendi·10/10
Korku filmlerini, öykülerini, oyunlarını çok severim. Ama bu sevgimle çelişen bir korkmama durumum da var. Korku filmleri beni eğlendirir, fakat korkutanı bulmakta zorlanırım. Günümüzün klasik "jumpscare" korkuları benim üzerimde bir etki yaratmıyor ve maalesef artık korku sineması (istisnalar var elbette) bunlarla dolmuş durumda. Türk korku sinemasının halinden zaten bahsetmeye gerek yok. Can Evrenol sağolsun son zamanlarda gerçek korkunun ne demek olduğunu gösteren örneklerle karşımıza çıkıyor. Dünya sinemasından da yakın zamandan örnek verecek olursak, izleyicilerin beğenmediği fakat eleştirmenlerden ve tabi ki benden tam puan alan It Follows'u öne çıkarabilirim. Çünkü korkunun asıl amacı bana göre, yerinden sıçratmak olmamalı. Korkunun asıl amacı içinde barındırdığı dehşeti karşıdakine aktarmak olmalıdır. It Follows bunun güzel bir örneğiydi. İzlerken dehşete düşüp kendinizi filmin içinde düşünmemeniz elde bile değildi.

Neden böyle bir giriş yaptım? Aslında üzerinde durmak istediğim konuyla son derece alakalı. Yüce Tanrı Pan, korku edebiyatının ilk örneklerinden. H.P. Lovecraft'ın bile ilham aldığı bir eser. Aynı zamanda Guillermo Del Toro'nun Pan'ın Labirenti adlı, üç Oscar'a layık görülmüş şaheserinin de ilham kaynağı. Yani görüyorsunuz ki, kısacık bir korku hikayesi geçmişten günümüze etkisini hala ilk günkü gibi gösterebiliyor. Yüce Tanrı Pan'ı okurken, asıl korkuyu ve asıl dehşeti hissedebiliyorsunuz. İnsanlara saldıran ve arkasından cesetler yığını bırakan bir yaratığın kısa maceralarını okumuyorsunuz. Bu yaratığın fikrinin ne kadar dehşet verici olduğunu okuyorsunuz. Ve işte asıl korku böyle olmalı.

Anlatımındaki teknik unsurların çağına göre mükemmel olması göze çarpan ilk unsurlardan. Ayrıca karakterlerin gerçekçiliği ve öykü anlatıcılığının temposu zaten kısa olan öykünün akıp gitmesini sağlıyor.

İthaki'ye kitap baskıları konusunda kızgınım. Zaman Çarkı serisinin altıncı kitabını hiçbir yerde bulamadığım için başlamaya korkuyorum ve yayınevinden bu konu hakkında sorularıma cevap alamıyorum. Koca bir fantastik destanı bünyesi altına aldıktan sonra beraberinde getirdiği tüm sorumlulukları da üstlenmesi gerektiğini düşünüyorum yayınevinin. Ama yiğidi öldür hakkını yeme; Karanlık Kitaplık derlemesi son zamanlarda yaptıkları en iyi iş olabilir. Devamını da edinmeye başladım. Tavsiyem, kısa zamanda bu eserlere ulaşın, baskısı bittikten sonra ne olur bilemiyorum.
165 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Var olanın ötesini düşünmek.
Görünmeyene, görülmesi muhtemele duyulan merak.
İnsanı canlı kılan şeylerin en büyüğü işte o merak.
Elleriyle,duydukları-gördükleri-yazdıklarıyla evreni genişletmek..Kimi zamanda hayalleriyle..
.
Arthur Machen ise yüzlere odaklanıyor. Büyük şok ve korkuya maruz kalan yüzlere. Pan’ı gören, Şeytan’la karşı karşıya gelen yüzlere. Sonları olacağını bile bile,Onlar’la buluşmak isteyenleri anlatıyor Machen.
Çünkü görkemiyle gelen her duygu insanı deliye çeviriyor. Korku dahil..
.
Kelt atalara sahip,Galli yazar Machen kaleminden iki gizemli öyküyle tanışmak da bu görkemin bir parçasıydı.
.
Kelimelerden yaratılan bir gerilim,yapay mı? Gerçeküstü mü? Sanmıyorum. İçimizdeki ‘belki?!’lere saldırıyor Machen.
Kanlı bir saldırı mı? Kısmen.
Unutulur cinsten mi? İşte bu noktada kesin bir cevap var: Hayır.
.
Volkan Çelebi’nin önsöz niteliğindeki yazısını da es geçmemek gerek;kısa ancak etkileyici bir girişti.
.
Çeviride Işıl Yüce yer alırken; kapak tasarımı Janset Karavin’e ait~
80 syf.
·Beğendi·10/10
Huzursuzluk salıyor damarlarınıza, hoşnutsuzluk.

Panı daha çok görmek isterdim diye düşünüyordum okurken, daha çok panlı sayfa isterim diyorum ama onu bukadar içime işleyeceğini, varlığını sadece hissetmenin bu denli gerilim yaratacağını düşünememiştim.

Korku severlerin, pan düşkünlerinin kaçırmayacağını biliyorum ama diğer okurlara da zevkle tavsiye ederim.
80 syf.
·3 günde·7/10
Ya kitaptan beklentim çok fazlaydı fakat karşılamadı kitabı bitirdiğimde hiçbir şey anlamadım (bu benim şuan ki dalgınlık problemim den olabilir bu aralar okuduğuma odaklanamıyorum) net birşey söylemiycem çünkü bir kere daha, daha iyi bir zamanda okumam gerektiğini hissediyorum zaten kısa bir kitap
125 syf.
·Beğendi·10/10
Yeni çıkan Kitaplar bölümünden severek aldığım bir kitap. İçerik süper ötesi. George Orwell Hayvan Çiftliğini yazarken bu kitaptan kopya çekmiş. Yazarın bu eseri gölgede kalmış. Birilerinin bunu görüp edebiyat dünyasına armağan etmesi gerçekten takdir edilecek bir durum. Gerçek edebiyat işte bu kitapta. Hayvanların insanlığa başkaldırısını çok güzel bir dille yazmış yazar.
125 syf.
·Beğendi·10/10
İngilizcesini okumuştum, beni çok etkilemişti. Yıllar sonra çevrilmesi beni oldukça heyecanlandırdı. George Orwell Hayvan Çiftliğini yazarken etkilenmiş bu kitaptan.
Çeviri üst düzey olmuş, çevirmen Serpil Hanımın eline sağlık. Bu önemli kitabın bunca zaman çevrilmemiş olması, çok düşündürücü. Okurların Hayvan çiftliğinden kat kat daha fazla zevk alacağından hiç şüphem yok. İçerik hakkında detaylı bilgi vermiyorum, okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.
80 syf.
·2 günde·9/10
Ben genellikle korku filmlerinden korkan birisi değilimdir, kitaba başlarken de bu kadar gerileceğimi hiç düşünmemiştim açıkçası. Okur geçerim diyordum ama bazı sayfaları okurken tüylerimin diken diken olduğunu hissettim. Hikayeden çok anlatıcılığın üst düzey olması da bunda çok etkili tabi. Hani birisi komik bir anı anlatır ama gülmezsiniz, aynı anıyı yaşamış olan bir başka kişi anlatınca gülmekten katılırsınız ya, öyle bir şey işte. Yazarın anlatım tarzına resmen bayıldım. Kitaba ilk başladığımda 5-6 sayfa okuyup bırakmak zorunda kalmıştım, dün tekrar elime alınca bitirene kadar bırakamadım, bir çırpıda uçup gitti sayfalar. Gerçekten çok kefiy aldım okurken. Sonu biraz daha iyi olsa 10 puan verecektim ama 9.5 olmadığı için 9 vermek durumunda kaldım. Bir solukta okuyacağınız bir kitap, kesinlikle tavsiye ederim.
125 syf.
·Beğendi·10/10
Şahane bir kitap, Hayvan çiftliğini okuyan mutlaka okusun. Harbiden dehşet gizemli hikaye. Bir gün içinde oturup bitirdim desem yeridir. Uzun zamandır böyle kitap okumamıştım.
Arthur Machen'nin daha önce kitaplarını okudum ama bu kitap daha bir sürükleyici geldi bana. Hayvanların başkaldırısına hazır olun...
125 syf.
·Beğendi·10/10
George Orwell Hayvan çiftliğini bu kitabı okuduktan sonra yazmış muhtemel. Kitap hayvan çiftliğinden çok önce yazılmış. Kitap sürükleyicisi ve ders verici nitelikte. Garip ve enteresan olaylar , ölümler ve anlatılması zor durumlar kitapta bol bol var. Özellikle hayvanların insanlığa baş kaldırması müthiş. Kesinlikle okunur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Arthur Machen
Unvan:
Galli Yazar
Doğum:
Monmouthshire, İngiltere, 3 Mart 1863
Ölüm:
15 Aralık 1947
Arthur Machen tarihlerinde arasında yaşamış ve Gotik bilimkurgunun oluşmasına öncülük etmiş Galli bir yazardır. Yazarlık dışında gazetecilik, çevirmenlik ve oyunculuk da yapmıştır.Özellikle 1890'lı yıllarda, yazdığı fantastik ve korku öyküleri ile dikkat çekmiş ve edebiyat dünyasının öne çıkan isimlerinden biri olmuştur. Kelt atalarından kalma kültürle beslenen Machen, bunu kaçınılmaz bir şekilde eserlerine yansıtmış ve fantastik dünyasını kuraraken bu mirası sonuna dek kullanmıştır.

Jorge Luis Borges, Machen ile ilgili şunları aktarır: “Machen için yapılacak muhtemel tanımlamalar onun yapıtlarında fark ettiğim özelliklerden çok daha önemsizdir. Bu özelliklerden biri; kötülüğün, birçok doğa ve tanrıbiliminde olduğu gibi yalnızca iyiliğin yokluğu olarak var olması değil de iyiliğe karşı sürekli olarak mücadele eden bir yaratık ya da yaratıkların oluşturduğu bir koalisyon olarak var olması ve zafer kazanmasıdır.”

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 346 okur okudu.
  • 20 okur okuyor.
  • 244 okur okuyacak.