Kitap yeni mezun olmuş genç bir doktorun şehirden uzak ücra bir kasabada bir hastaneye doktor olarak atanmasını anlatır. Genç doktorumuzun kendine güveni ve hemen hemen hiç de tecrübesi yoktur. Hastanedeki tek doktor olmasının sebebiyle bütün sorumluluk onun ellerindedir. İşte kitap doktorun kaleminden bu tecrübelerden kesitleri anlatır bizlere. Yeri geldiğinde halkın cahilliği ve boş inançları, yeri geldiğinde ise rus devriminden izlere rastlarız kitapta; yazarsa bunları bize yumuşak ve sıcak bir anlatımla aktarır.
Öncelikle bu kitabı bir hikaye ya da kısa roman sanmayınız. Oscar Wilde’ın birbirinden eşsiz benim sevgilimin özlü söz olarak tasvir ettiği Aforizmalarıla dolu bir kitaptır. Üzerine düşünülmesi gereken ara ara dönüp okunması bakılması gereken güzel bir kitaptır.
Özellikle başlıkta da belirtiyorum ki bana hediye gelen bu kitap öyle sanılmış ve alınmış. Yine de alın muhakkak okuyun.
Yazarın bize diyaloglar şeklinde verdiği felsefi düşünceler kitaba derinlik ve anlam katıyor. Kendim kitabın olay örgüsünü çok fazla beğenmesem de kitabı büyük bir merakla okudum.
Eşsiz güzellikte; muhakkak okunması ve üzerine düşünülmesi gerekilen bir kitap. Kitabın konusu onu aktarış şekli ve sonunu mükemmel bir harmoniyle bağlanmış eser öylesine sizi içine çekiyor içinizi merakla dolduruyor ki asla başından kalkamayacaksınız .
Çok büyük beklentilerle başlamamanız gereken bir kitap. Kitap sizi hayal kırıklığına uğratabilir konusu basit, detaylı kurgulanmamış, kaba bir taslak halinde kalmış gibi gelebilir. Dönemin şartlarını ve kitabın nasıl yazılmaya başlandığını aklınızdan çıkarmadan okumalısınız böylece daha zevkli bir deneyim elde edersiniz.