Herkes birbiriyle konuşuyor. Lütfen diyorlar, özür diliyorlar, birbirlerine bu küçük kelimelerle ilmikler atıyorlar. Bu küçük küçük ilmiklerle yekpare bir dantelâ oluşturuyorlar. O zaman aradaki boşlukların gerekliliğini de anlıyorsun. Her şeyin gerekli olduğunu ve gerektiği kadar olduğunu. Yalnız her zaman duyumsayamıyorum bunu…