Yazar kitabın ilk kısımlarında nazi kamplarında geçirdiği zorlu günleri ve bu günlerde yaşadıkları duygu durumlarından, zorluklardan, sıkıntı ve yoksunluklarından bahsetmiştir. Kamp hayatına rağmen yılmadan hayatta kalabilmenin bu mücadeleyi verebilmen hatta ve hatta hayatı sefalet içindeyken bile insana dokunabilmenin dostluk ve arkadaşlık yargılarına sahip olabilmenin, akıl sağlığının korunamadığı kamp hayatında insani duyguları koruyup muhafaza edebilmenin önemine değinmiştir. Kampta yaşananlar birebir yazarın hayatından alındığından okurken gerçekliği biraz daha hissedebiliyorsunuz. Kitabın diğer bölümünde ise Psikiyatr olan Viktor E. Frankl’ nin kurucusu olduğu logoterapiden ve bunun ilkelerinden bahsetmektedir. Hayata anlam katmayı hedefleyen bu psikoloji biliminin hedef ve ilkeleri de yine kitapta yer almaktadır. Okunması gereken kitaplar listesinde yer almalıdır diye düşünüyorum.
İnsanın “mutlu” olmak için nedeni olmalıdır ancak neden bulunduğunda insan otomatik olarak mutlu olur.
Gördüğümüz gibi insan mutluluk peşinde değil, daha ziyade verili bir durumun barındırdığı potansiyeli gerçekleştirerek mutlu olacak bir nedenin peşindedir.