Çünkü boş vermeyi, bazen de görmezden gelmek gerektiğini söylüyordu bana farkında olmadan. Öyle vurdumduymazlık gibi bir boş vermek değil ama. Daha çok bir tevekkül hali, bilip de kabul etmek ve bağrına basmak gibi bir şey.
Yüzünü böyle yandan seyretmek. Bir yüze yerleşmiş iyiliği anlayabiliyor insan. Onun yüzündeki inancı, kararlılığı, kendini adayışı. Bilmediğini düşlemeyi, görmediğini tanıma içgüdüsünü;o insana ait derinde ve çok kırılgan olan.