Yazarın okuduğum ilk kitabı Kızın Hikayesi idi. Fakat Ernaux’u okumaya başlayınca onu okumayı bırakamadım, içimde bi kapıyı araladı sanki. İçimin genişleyip açıldığını hissettim. Kavrayış kabiliyetimi geliştirdiğine dair fikre kapıldım çünkü sözcüklere dökemeyecegim bir ‘anlam’ verdi hissettiklerime, hissetmiş olduklarıma. İlk defa, acaba ben de yazabilir miyim, diye sordum kendime hatta, ki bu benim için düşünmekte bile zorlandığım bir şey! İyi ki tanıştık seninle sevgili Annie!
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,531 okunma
Bütün kavramların birbirine geçmesi ile, insanın kendisi için bir cümle bulması, içinden söylediğinde yaşamasına yardımcı olan o cümleyi bulması gitgide zorlaşıyordu.
Bu adamlar nasıl olurdu da onun oğulları olabilirdi? Onları karnında taşımış olmak yeterli bir açıklama gibi gelmiyordu. Anlaşılmaz bir biçimde, annesiyle babasının varoluşunun bir kopyasını yeniden yaratmaya, dünyaya aynı şekilde demir atmanın tadına varmak için arkada kalanı, önüne koymaya çabalamış olamaz mıydı? Ve bu plajda galiba kulağında çınlamıştı annesinin sesi, sağında solunda ergenlik çağında oğullarıyla geldiğini her görüşünde şaşkınlık ve hayranlıkla, “koca adamlar!” diye seslenişi; sanki şimdiden kızının boyunu geçen iki delikanlının annesi olabileceğini aklı hayali almıyor muş ve sanki her zaman onun küçük kızı olarak kalan bu vücudun sanki iki kızın değil de iki oğlanın boy vermiş olmasını adeta yakıştıramıyormuş gibi.