Bir gün gelirsen şehrime, yanıma uğra sevgili.
Öyle sarıl ki unutayım tüm derdimi, ellerimi tut ve bir daha bırakma, gözlerime bak ve boğul kederimde. Düştüğüm acı okyanusundan çekip çıkar beni. Kokunla sarmala beni ve en önemlisi ellerinle kutsa ellerimi. Öyle sıkı sarıl ki birbirimize karışalım tek olalım hiç kimse ayıramasın bizi, yıldız tozu olalım evrene karışalım ve evrenin ta kendisi olalım... Ama sakın bana uğramadan geçme sokağımdan. Eğer ki beni bulamazsan Ay'a bak çünkü ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret ve belki de benim özlemimdendir bu Ay'ın parlaklığı tıpkı mumun etrafını aydınlatması için, içten içe yanması gerektiği gibi. Şimdi ben de içten içe yanıyorum ve günler her zamankinden ağır ve yavaş geçiyor. Bazen kitap okuyorum, bazen dışarı çıkıyorum ama ne yazar... Senden kaçmak mümkün mü? Seni tam içimde taşırken. Sevgili... sevgili... sevgilim...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün