Bir gün gelirsen şehrime, yanıma uğra sevgili.
Öyle sarıl ki unutayım tüm derdimi, ellerimi tut ve bir daha bırakma, gözlerime bak ve boğul kederimde. Düştüğüm acı okyanusundan çekip çıkar beni. Kokunla sarmala beni ve en önemlisi ellerinle kutsa ellerimi. Öyle sıkı sarıl ki birbirimize karışalım tek olalım hiç kimse ayıramasın bizi, yıldız tozu olalım evrene karışalım ve evrenin ta kendisi olalım... Ama sakın bana uğramadan geçme sokağımdan. Eğer ki beni bulamazsan Ay'a bak çünkü ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret ve belki de benim özlemimdendir bu Ay'ın parlaklığı tıpkı mumun etrafını aydınlatması için, içten içe yanması gerektiği gibi. Şimdi ben de içten içe yanıyorum ve günler her zamankinden ağır ve yavaş geçiyor. Bazen kitap okuyorum, bazen dışarı çıkıyorum ama ne yazar... Senden kaçmak mümkün mü? Seni tam içimde taşırken. Sevgili... sevgili... sevgilim...