Merhaba arkadaşlar
Bu incelemeyi sadece kitabı okumak isteyen ama kitabı korkunç diye nitelendiren insanlar yüzünden vazgeçmek üzere olan arkadaşlar için yazıyorum.
Öncelikle bu seri öyle kolay anlaşılabilecek ve kısa soluklu bir seri değil. 1. Kitabımızda anlatılan olaylar daha kurgunun %7'sini falan oluşturuyor.
Olay örgüsü oldukça karmaşık ama okudukça anlaşılan sonra da "vay canına" dedirten bir seri.
Bu kitabı kötüleyen ve sevmeyen insanların da ortak özelliği şu ki sonuna kadar okumamış daha 300 400 sayfa okuduktan sonra kitap hakkında yorum yapma haddini kendinde gören önyargılı ve sabırsız insanlar.
Kitaptaki karakterleri ve psikolojilerini anlamak için bu kitabı en az 135. Bölümüne kadar okumanız gerekiyor. Ondan sonra ben sevmedim erkek karakter şöyle kadın karakter şöyle derseniz eyvallah hak veririm derim ki bu adam kitabı okumuş sonlara yaklaşmış ama sevmemiş olabilir. Bir yapıcı eleştiri ile durumu açıklayabilir anlarım ama insanlar işte kadın karaktere şiddet uygulanıyor erkek karakter çok kötü diye duyar kasarak kitabı kötülüyorlar ki dediğim gibi bu insanlar bu başyapıtı okuma şerefine nail olmamış kişiler ve daha 1. Kitabı yarıda bırakmış insanlardır.
Nazlı Alaca kitabımızın baş karakteri 1. Kitapta kendisine yapılan her şeyin intikamını alan çok güçlü ve zeki bir kızdır. Bu seriyi okurken zaten karakterler ile birlikte büyüyorsunuz ve her yaptıklarının nasıl sonuçlandığını birlikte görüyorsunuz. Bu kitapta kimse masum değil ama aynı zamanda herkes çok masum çünkü kendi kararları ile bu hayatı yaşamıyorlar, üç kuşak öncesinin yaptıklarının sonuçlarına katlanıyorlar.
Ayrıca kitapta kadına şiddet var diyen kişiler, kitabın devamında Nazlı Bora'yı kurşunla yaralıyor ve daha bir sürü şey yapıyor o zaman kitapta erkeğe şiddet var diye okumayalım mı?