vera

Eğer iyilik aile projesi haline getirilirse zamanla yaşam amacı haline dönüşür. Projeye devam edildiği zaman iyilik alışkanlık haline gelir ve zamanla kişilik haline dönüşür. Ego ideali olarak iyilik yapmayı yaşam felsefesi haline getirmek, beyni iyilik yapmaya programlamak ( demektir ) gerekir. Empatinin bir parçası olan bu eğitim çocukluktan itibaren başlar. Çocukları ego ideali olarak insanlarla iyilik yapmayı ve iyi davranmayı öğretmek gerekir. İdeal insan olarak bu öğretilmediği takdirde kendi çıkarı için başkalarına kötülük yapmaya, zarar vermeye, kötü duruma düşürmeye meyleder; zarar verici, bozguncu karakter ortaya çıkar.
Sayfa 273 - Timaş·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Duygusal beyin araştırmalarına göre, bir kişi vücudu yanan bir insan gördüğünde, eğer çıkarcı karakterde kendini geliştirmişse beyninde nefret ve stres hormonu salgılanır, korku ve kaçınma şeklinde tepki verir. Fakat kişi olgunlaşma sürecini yardım etme yönünde yaptıysa beyninde mutluluk hormonu salgılar. İnsanın diğer canlılardan farklı olarak bu özelliği geliştirebilme veya köreltme kapasitesi vardır. Bu araştırma, insanların bencil olma yahut da başkalarına yardım etmek konusunda eğitilmeleri gerektiğini gösterir.
Sayfa 269 - Timaş·Kitabı okuyor
İnsan ilişkilerinde, insan türünün başarısı için yardımlaşma temel bir rol oynuyor. İnsanların birbirine destek olması, temel bir fayda olan insan neslinin devamı için iyi bir uyarlama sonucunu ortaya koyuyor. "İnsan kendi çıkarı peşinde koşan varlıktır" tanımlamasına rağmen araştırmalar, insanın içinin derinliklerinde, genetik eğilimlerinde bir başkasına yardım etmekten hoşlandığını gösteriyor. Bu davranıştan mutlu olan insan kendi çıkarına değil de, grubun çıkarına göre davranmayı yeğliyor. Bu da "güçlü karşılıklı ilişki" eğiliminin ispatıdır.
Sayfa 268 - Timaş·Kitabı okuyor
Evrimci tezi çürütme
Evrimsel psikologların teorisine göre, canı pahasına başkalarına yardım eden canlı türü evrimsel açından kaybeder. Çünkü canı pahasına başkasına yardım eden, evrimde zararlı çıkar ve yok olur. Örneğin bir ağaç meyve verir, sonra onları kuşlara, insanlara birçok canlıya ikram eder. Balık canı pahasına milyonlarca yumurtayı yumurtlar, doğum yapar ve ölür. Fakat evrimsel açıdan bakıldığında yaşam bir mücadele ise herkes kendi çıkarını ve kendi canını düşünmelidir. Darwinistlere göre kendi çıkarının peşinde koşan aç gözlü insanın rakiplerini yok etmesi gerekir. Fakat insan evrimcilerin tezini çürüterek bunu yapmaz. |Bu kez insanın başkasının çıkarını kollayanı yok etmesi gerekir. Ortalama bir insan bunu yapmıyor. Ancak sapkın davranışta olan insan karşısındakini yok eder. İnsandaki baskın duygu, karşısındaki rakiplerini yok etmek değil, kendi rakiplerini de düşünerek hareket etmek tarzında bir eğilim sergiler. Bu da bize bu eğilimin, insanın biyolojik yapısının temelinde olduğunu gösterir.
Sayfa 299 - Timaş·Kitabı okuyor
İnsanda menfaati olmadığı ve aldatıldığını bildiği halde işbirliği yapmaya karşı heves, arzu eğilimi vardır. Buna "güçlü karşılıklı ilişki eğilimi" denir. Bu eğilim insanın menfaati için fedakârlık yaptığını ya da insanın özgeci tavrının arkasında bencilce bir neden arayan varsayımını çürütür. Güçlü karşılıklı ilişki insanın sosyal varlık olmasını sağlar. Fehr'in yaptığı deneyler insandaki yardım etme ve güçlü iş birliği yapma eğiliminin genetik bir alt yapısı olduğunu ve insanın ilk varoluşundan itibaren genetik kodlarında bulunduğunu gösterir. Tanımlanmış bir gen yok fakat insanın yaratılış programında böyle bir kodlamanın verildiğini söyleyebiliriz.
Sayfa 266 - Timaş·Kitabı okuyor