Demlendirici Krem

İtalyan tekeli sebebiyle kendi ada pazarlarına sıkışan Sicilya geleneksel yiyecekleri -ton balığı, gebre, sofra tuzu, adada bolca yapılan zeytin üretimi, peynirler ve sosisler -tuzlaları ayakta tutmaya yetmedi ve 1970'li yıllar itibariyle tuzlaların çoğu terk edildi. Fakat kendisininkileri yıllardır üçte birlik bir kapasiteyle hayatta tutan Antonio D'Ali'nin tuzlaları bunlar arasında değildi. D'Ali, "Biz çalışmayı sürdürdük çünkü her zaman tekelin bir gün bırakılacağını umduk," diyordu. 1973 yılında İtalyan hükümeti tuz tekeline son verdi ve bugün bu tuzlalar İtalyanın her yerine tuz tedarik ediyor. İtalyan hükümetinin başta gelen korkusu da buydu.
Sayfa 426·Kitabı okudu
Reklam
Sicilya kasabalarının tipik bir örneği olarak Trapani, Fenike-Roma-Norman-Arap-Haçlı tarihine sahiptir. Bu unsurlar kasabanın mimarisine, diline, yemeklerine ve adetlerine yansımıştır. Sicilya'daki her şey bir tarih tabakasının üstüne bir başka tarih tabakası -gelen, fetheden, inşa eden, yenilen ve giden insanlar- şeklinde inşa edilmiştir.
Sayfa 423·Kitabı okudu
20. yüzyıl başı itibariyle Amerikalılar Hazar Denizi'nden gelen Rus havyarına değer veriyordu. 1905 yılında Rusya çara karşı açık isyan halindeydi ve Nisan 1906'da Amerika'da yayınlanan Wide World Magazine, "Rusya'daki ayaklanmanın havyar endüstrisini büyük ölçüde etkilemesinden korkuluyor;' ikazında bulunmuştu. Yazar, Kazakların siyasi altüst oluş sürecine dahil olmasından ve mersinbalığı tutmayı bırakmasından endişeliydi.
Sayfa 418·Kitabı okudu
Havyar, yer fıstığında olduğu gibi, tuzluluğun içmeyi teşvik edeceği umuduyla bedava atıştırmalık olarak servis edilirdi. Birinci Dünya Savaşı esnasında İngiliz askerleri, "balık kavanozu" diye adlandırdıkları ve genellikle nefret ettikleri konservede sıkıştırılmış havyarla beslenirdi. Bir askerin dağıtılan bedava balık kavanozu yemektense konserve sardalye için para ödediği olurdu.
Sayfa 418·Kitabı okudu
Havyar kelimesi Türkçe kökenli olup 180 milyon yıl boyunca evrimleşmeyen tarih öncesi bir hayvan olan mersinbalığının yumurtalarına işaret eder. Mersinbalığı, somon gibi anadrom olan, yani tuzlu sularda yaşayan ama doğduğu tatlı suda yumurtlamak için yukarı yönlü yüzen dev bir göçmen balıktır. Bu balığın yumurtalarını yemek garum yemek kadar eski hatta daha eski olabilir. Başlangıçta yumurtalar balıkçıların yiyeceğiydi ve ucuz bir yiyecekti zira balığın kendisi yüksek fiyatlardan satılırken bunlar satılamıyordu. Fakat bu yumurtalar gitgide değer görür hale geldi.
Sayfa 415·Kitabı okudu
Reklam