Tuz ayrıca sızmayı engeller. Çatlakların üzerinde kristaller gelişir. Hallein
madenlerinde Keltlerin cesetlerinin kapalı kalması bu şekilde
mümkün olmuştur. Soya sosu üreticilerinin mükemmel bir sızdırmazlık
için varilin en üstünde bir tuz kabuğu oluşturmaları da bundandır.
ABD'de yapılan tuz üretiminin yalnızca yüzde 8'lik kısmı yiyeceğe yöneliktir. Amerikan
tuzunun yüzde 51'lik en büyük kullanımı yollardaki buzların çözülmesidir.
Tuz, kölelik üzerine inşa ediliyordu ve pek çok kişi 1836 yılında kölelik kaldırıldığı zaman
bunun tuzun sonu anlamına geleceğini düşünmüştü. Fakat tuz tüccarları bir süre daha ayakta kaldı çünkü kölelik ücretine yakın ücretlerde çalışan işçiler bulmaya devam edebiliyorlardı.
Başka iş yoktu.
Safakes'teki deniz tuzu ise gemilere yüklenir ve dünyanın her
yerinde satılır. Bu tuzun büyükçe bir bölümü, balık tuzlamak
ve yollardaki buzları kırmak için, Avrupa'nın halen tuza aç bir
köşesi olan İskandinavya'da satılmaktadır. Tuzun suyun donma
sıcaklığını düşürmesi, tuz üreticilerin kuzey otoyolları üzerinde
dev bir kış piyasası kazandırmış, bu ise tuzun dalyanlardan çok
daha önemli bir kullanımı haline gelmiştir. Tuzlu balık ticareti
tarihi bir geri dönüşten geçmiştir. Bir zamanların değerli tuz
kristallerinin yollara atılacak kadar sıradan hale gelmesiyle bugün
ton balığı, ançüez, ringa balığı, Büyük Göller sazanı, Hazar
havyarı ve hatta morinada kıtlık yaşanmaktadır.