Bazı insanlar bende hayret uyandıracak kadar kibirli geliyor, meseleye o kadar "kendi" özelinde bakıyor ki özünü kaçırıyor ve aslında Özü kendisinin yarattığını hatta o Öz'ün kendi etrafında döndüğünü düşünüyor. Bu yüzden her seferinde cümleye ' ben de hiç öyle değil ya, ben hiç öyle değilim,' diye başlarlar. Hatta daha ileriye giderek kendilerini sen,seni kendileri sanarak (yani kendi deneyim ve tecrübeleri ile seninkini bir tutarak,) konuşmayı sürdürür, kendilerini sizin hayatınızın da başrolü olarak görürler. Çünkü önemli olan yalnızca kendileridir, yaşam, Dünya, hatta siz bile ona hizmet vermek için varolan umpa lumpamsı ucubelersiniz.Ama farkında değiller biz aynı olayları farklı deneyimleyen ve farklı gören bu farklılık ile birbirini anlamaya çalışan kişileriz. Siz bu kişiler için ayna nöronları çalışmıyor, empatiden yoksun diyebilirsiniz fakat ben kendileri için Duygasal Zekadan(eq) yoksun yaşayan samandan korkuluklar diyeceğim.
Not: Umpa Lumpalardan özür dilerim. :^)
Türü: Günlük
Yayınevi- Çevirme: Everest yayınları/ Oya Dalgıç
Sayfa sayısı: 479
İncelemem;
Virginia Woolf severek okuduğum ve yazım tekniğine hayranlık duyduğum bir yazar olduğu için günlüğünü büyük bir merak ile okumaya başlamış olsam da kitabı okumayı ertelemek zorunda kaldım birkaç kez, sınavlar araya girince mecburen bırakıp dönmek zorunda kalıyordum ve sanırım bu durumdan ötürü kitabı okumak benim için bir görev halini aldı. Böyle olması nedeniyle günlüğü okumak benim için zor oldu. V.Woolf'un yazdığı günlük olayları, kitaplarının girişleri, taslakları, kitapları ve edebiyat hakkındaki her satırı benim için öğretici ve özendirici oldu. Yer yer kahkaha atmamı, yer yer de ' keşke ben de böyle olsam, bunu not etmeliyim, belki de böyle çalışmak daha iyidir, hedef koymak mantıklı ben de böyle yapmalıyım.' dememi sağladı. Ondan çok şey öğrendim ve okuduğum her sayfadan etkilendim. Tabii bazı yerlerde abarttığını düşündüğüm ya da fazla sert davrandığını düşündüğüm de oldu hatta kendine yapmış olduğu eleştirilerinin çok, çok sert olduğunu düşünüyorum. Küçükken yaşamış olduğu kötü deneyimler ve durumlar içinde çok üzüldüm. Sadece günlüğünü okumak ile kalmadım ve onunla ilgili internette bulduğum birkaç bilgiyi de tükettim mesela bulunan tek ses kaydını dinledim, hayat hikâyesini bir de başka birinden dinledim, onun veya kitaplarının üzerine yazılmış iki makaleyi okudum. Yorucu, öğretici ve melankolikti bu yolculuk benim için. Sanırım Virginia Woolf'un günlükleri için,öğretici olmalarının dışında, söyleyebileceğim bir şey varsa o da fazla melankoli, hüzün, hırpalanma (kendi kendini sert bir şekilde eleştirmesinden ötürü) ve ikircikli duygular içerdiğidir. Onu, tekniğini, yazmaya karşı bakış açısını, kitapları hakkındaki düşüncelerini (mesela Orlandoyu yazarken çok