Parasal sorunları ve salt gönül dertlerinden mustarip birçok insan on yıllar boyunca, sosyete romancıları ve Oscar Wilde'ın hapsi tatmadan önce, kendi durumunu düşünerek en büyük zayıflığının yüzeyselliği olduğunu söylediği, boş ve anlamsız bir sanatla tatmin olmuştur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu soruya verebileceğimiz ilk dürüst yanıt şudur: Sanat bazen aldatıcı bir lükstür. Kürek mahkumları sintinede var güçleriyle kürek çekerken, bizler kadırgaların kıç güvertesinde yıldızlara bakarak şarkılar söyleyebiliriz. Aslan dişleri arasında avını çiğnerken arena sıralarındaki günlük konuşmaları kaydedebiliriz. Geçmişte büyük başarılar elde etmiş bu sanata karşı çıkmak oldukça güçtür.
Günümüz sanatçısı, çoğu zaman kendinden ve -şayet varsa- ayncalıklarından utanç duyar. Bu utançtan kurtulması için en başta yapması gereken şey, kendine yönelttiği şu soruya cevap aramak olmalıdır: .. Sanat aldatıcı bir lüks müdür?"
Sanatçının kitleleri gözardı etme eğiliminin ardında başka nedenler olsa da bu nedenlere bir bütün olarak bakıldığında hepsinin özgür yaratımın, sanatçının kendine olan inancına dayanan temel ilkesine saldırarak ona karşı çıkma amacını taşıdıkları görülür.