Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID), dünyada yardım ve kalkınma faaliyetleri yürüten en büyük devlet kurumlarından biri olarak tanıtılır. Ancak özellikle Türkiye gibi stratejik öneme sahip ülkelerdeki varlığı zaman zaman tartışmalara neden olmuştur. “Yardım” başlığı altında yapılan faaliyetlerin, bazı çevrelerce politik, sosyal ve hatta istihbarat amaçlı kullanıldığına dair ciddi iddialar mevcuttur.
USAID’in Türkiye'deki varlığı, genellikle sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği, eğitim projeleri, kadın hakları ve medya özgürlüğü gibi konular üzerinden şekillenir. İlk bakışta pozitif görünen bu projeler, zaman zaman toplum mühendisliği olarak yorumlanmakta, yerel kültür ve politik yapıya müdahale niteliği taşıdığı ileri sürülmektedir.
Özellikle hassas dönemlerde fonlanan projeler, kamuoyunda ABD’nin çıkarlarına hizmet eden bir “yumuşak güç” politikası olarak algılanmakta. Bazı araştırmacılara göre, USAID’in sahada görünürlüğü az, ancak etkisi derindir. Bu da beraberinde “şeffaflık” ve “bağımsızlık” tartışmalarını getirmektedir.
Sonuç olarak, USAID’in gerçekten bir yardım kuruluşu mu yoksa bir tür dış politika aracı mı olduğu sorusu, sadece faaliyetlerinin içeriğiyle değil, bu faaliyetlerin zamanlaması ve yönlendirdiği yapılarla da yakından ilgilidir. Türkiye gibi bağımsızlığını ve egemenliğini önemseyen ülkeler için bu farkı iyi analiz etmek kritik önemdedir.