Bunca zaman yabancı kaldığı bazı şeyleri anlamış, ruhun tutkuyla savaşında ne kadar kuvvet harcadığını, insanın kalbinde ne derin, ne onulmaz yaralar açıldığını, acıdan nasıl ağlandığını, hayatın da bu mücadeleler içinde nasıl geçtiğini görmüştü.
Ben gelecek için değil, geçmiş için ağlıyorum. Her şey gitti, uzaklaştı. Ağlayan ben değilim. Hatıralarım ağlıyor. Bu hatıralar kalbimi dolduruyor. Onları koparmak acı, pek acı!
Bugüne dek savaşlar üzerine yazılmış sayısız şarkı dinlemişimdir ve mağlubiyetin de kendine özgü bir şanı şerefi olabildiğinin farkındayım. Yine de verdiği ızdırap şöyle dursun, bunun düşüncesi bile içimi huzursuz etmeye yetiyor.