KAR ALTİNDA BİR SABAH
Ağzında yasın gülleri
tuğladan çocuklar döküyor
kar altında bir sabah
toprak kokuyor nefesi
Silmiş künyesini haritadan
taze bedenler yontuyor
kar altında bir sabah
kederin ve aşkın dülgeri
Ruj ve kelebek mimarisidir
geçmiş günlerden düşen alnına
kar altında bir sabah
erkenden aydınlanıyor kefeni
Bulutlar ve yaralı kuşlardan
serin mezarlıklara
kar altında bir sabah
gül ve rüzgardır yağan şimdi
Kim anlar şairlerden başka
çürüyüp solsa da şiirler
kar altında bir sabah
ölümün yüzündeki cevheri
Refik DURBAŞ
GÜZ ERKEN GELDİN
Güz erken geldi,sen gelmedin
gelecektin,ben sigarayı bırakacaktım
nikotin bantları yerine
yağmuru akıtacaktım damarlarıma
Bir de intiharını ihtiyarlığımın
Gençliğimin geçmiş baharlarını bir de...
Çocuklar körebe oynamak için yağmurla
gülüşleriyle donatacaklardı sokakları
kanatları gümüşten bir serçe
çocukların körebesi olacaktı
Ben uçurtması olacaktım serçelerin
Memelerinin billurdan gökkuşağı
gecelerimi kuşatacaktı
alnından öpecektim karanlığın
senin uzundan da uzun çığlığından
kirpiklerinin karasına sinmiş
kokundan ve korkundan bir de...
Ah! sana dokunmanın yangını
zemheride buza kesmiş sular misali
sana yorganı olmanın sevdanın
yak ucundan saçının en ince teline
öpmenin,öpüşmenin,koklaşmanın
dudaklarıyla öpecektim seni
GÜL YAGSİN UFKUMUZA
Ufka gül yağdığı akşam
yüzleri ucuz
sevdası ezberinde
kiralık evler gibi serin
turfanda kadınlarda sevdi
Ufka gül yağdığı akşam
ölüme ve ayrılığa cesur
esrara dayanıklı
masraf makbuzu kullanmayan
az şekerli kadınlar da sevdi
Ufka gül yağdığı akşam
aynalara abone
kalçalarından gayrı her şeyi helal
çocuk bitmez tarlasını sürdüğü
vadesi dolmuş, kadınlarda sevdi
Ufka gül yağdığı akşam
Herkesten uzakta şimdi
Refik DURBAŞ
ÇİRAK ARANİYOR
Elim sanata düşer usta
Dilim küfre, yüreğim acıya
Ölüm hep bana
Bana mı düşer usta?
Sevda ne yana düşer usta
Hicran ne yana
Yalnızlık hep bana
Bana mı düşer usta?
Gurbet ne yana düşer usta
Sıla ne yana
Hasret hep bana
Bana mı düşer usta?
Refik DURBAŞ
BU ŞİİRLER
Kalbimde kan izleri anıların
tarçın kokusu, belki menekşeler
Belki bir ünlem işareti merak
nasıl solgun ve bulanık şiirler
Şiirlere uyanmak istedim de
Çünkü soruda ve sorguda gelecek
günler: neyin bedeli bu işkence
Bu ruhsatsız gurbet, tükenmiş sıla
kimin adına yazıldı söylesene
Yüzümde kuş sesleri acıların
Kır çiçekleri getirdim sana
bir umut, tanıdık korkular biraz
Günler: biraz olsun akılnda tut
ve unutma nasıl, kime yazıldı
Anılarını unutmuş bu şiirler
Refik DURBAŞ