.e

BİR GÜZELİN AŞIĞIYIM Bir güzelin aşığıyım erenler Onun için taşa tutar el beni Gündüz hayalimde gece düşümde Kumdan kuma savuruyor yel beni Al gül olsam al gerdana takılsam Kemer olsam ince bele sarılsam Köle olsam pazarlarda satılsam Yarim deyi al sinene sar beni Abdal Pir Sultan'ım gamzeler oktur Hezaran sinemde yaralar çoktur Benim senden özge sevdiğim yoktur İnanmazsan git Allah'a sor beni Pir Sultan ABDAL
Şiir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
BİN CEFALAR ETSEN Bin cefâlar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yad ellere meyil verirsen Kış ola bağlana yolların dostum İlâhi onmaya yardan ayıran Bahçede bülbüller ötüyor uyan Kula gölge olsa Allah’a ayan Senden ayrılalı gülmedim dostum Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler Bu şirin canıma nasıl kıymışlar İster isem dünya malın vermişler Sensiz dünya malın neylerim dostum Pir Sultan ABDAL
Şiir
BEN DE BU YAYLADAN ŞAHA GİDERİM Karşıdan görünen ne güzel yayla Bir dem süremedin giderim böyle Ala gözlü pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan şaha giderim Eğer göverüben bostan olursam Şu halkın diline destan olursam Kara toprak senden üstün olursam Ben de bu yayladan şaha giderim Bir bölük turnaya sökün dediler Yürekteki derdi dökün dediler Yayladan ötesi yakın dediler Ben de bu yayladan şaha giderim Dost elinden dolu içmiş deliyim Üstü kan köpüklü meşe seliyim Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim Ben de bu yayladan şaha giderim Alınmış abdestim aldırırlarsa Kılınmış namazın kıldırırlarsa Sizde şah diyeni öldürürlerse Ben de bu yayladan şaha giderim Pir Sultan Abdal´ım dünya durulmaz Gitti giden ömür geri dönülmez Gözlerim de şah yolundan ayrılmaz
Şiir
ÖZLEM BEYAZ BİR GÜL GİBİ AÇAR BAĞRINDA Mevsimlere dokunan tebessümün sıcağı Sana doğru akmayan ırmağın sığlığıdır Gariplerin hüzünle alevlenen ocağı Sana doğru süzülen damlanın çığlığıdır Maskesi çocukları aldatıyor ömrümün Uyku, çıkmaz sokağın beynine vuran ağrı Uğursuz ellerimde sararıp solmuştu dün Bugün bütün çiçekler açıyor sana doğru Yine geçtim o kanlı badireler şehrinden Salyangoz işgaline direnen kalmamıştı Çeşmeler simsiyahtı günahların kirinden Senden kopan hiç kimse bahtiyar olmamıştı Aşkının büyüsüne kapılan kertenkele Kabuğunu sıyırmak için yollara düştü Çevresinde acılar biriken bir heykele Beddua göklerinden bulutlar kara düştü Ölülerin sessizce uyandığı o yerde İhtiyar olmamıştı sana varan bedenler Ayrılık yine me'yus, kıvranıyor kabirde Bakmamışlar yüzüne yalnız sana gidenler Nurullah GENÇ
Şiir
ÖPÜLÜRDÜ ALNIMIZ Korkmazdık geceden, silah sesinden, Sular kirlenmezdi avucumuzda Uçardık göklerin penceresinden Yıldız ülkesine, mavi sonsuzda Gönlümüze henüz gelmemişti güz, Sevgi sürülürdü ekmeğimize, Neşeyle evcilik oynardık gündüz Bereket dolardı evlerimize Ölümü bilmezdik öldürmeyi de Yaprak dökmemişti umutlarımız Gözünü kırpardı gece, aydede Mehtabı süslerdi bulutlarımız Toprağın gözleri millenmemişti Babamız oyuncak derdi mermiler... Denizler tutuşup küllenmemişti Balıklara arkadaştı gemiler... Kurşunlanmaz öpülürdü alnımız Çiçekler sevginin işaretiydi, Geçip gitti o mutluluk çağımız, Ruhumuz kederden elbise giydi... Nurullah GENÇ
Şiir