"Derdin ölçütü neydi sahi
Kaç insan öldürünce zalim,
Kaç kitap okuyunca alim,
Kaç kilometre yol gidince seyyah,
Kaç diyar görünce gezgin,
Kaç hezimetten sonra bezgin olurdu ki insan?
Kaç olunca çok;
Kaçta kalınca azdı rakamlar?
Neye göre, kime göreydi ölçüt?
Aynı su değil miydi?
Aynı su değil miydi, Patatesi yumuşatırken yumurtayı sertleştiren?
Neydi ki bizi üç günlük dünyada kalp kırmaya yönelten sebepler?
Derdin ölçütü neydi sahi?
Ekmeği bayat olanın yanında pırlantası küçük olanın da derdi dert miydi gerçekten? Tüm bunlara verilecek cevap, bir tebessümden ibaret olamaz mı peki? Hayat kısa, gidilecek yol ne kadar uzun...
"Ahh teslimiyet ne güzel şeysin sen öyle ...!
Daralan kalpleri huzura garkeden,
tasa, keder hepsini kendinden uzak eden; tam dibe vurup ölümle kalım arasında cebelleşirken, yaşamak için güç kuvvet veren hayatın vazgeçilmeziymişsin meğer ...
Sen varken dünya yansa umursamaz ki insan ...
Bilirki insan her ne olucaksa kendi hayrına ve yine bilirki yalnız değil yaratıcısı her daim kişinin yanında bundan daha büyük bir nimet olabilir mi?
Teslimiyetin Adı Huzurun tadı vesselam...!!!"
•••♥•••
Eğer terbiye-i Kur'aniye ve Nur'un hakikatleriyle kendini muhafaza eylese tam bir kahraman genç ve mükemmel bir insan ve mesud bir Müslüman ve sair zîhayatlara, hayvanlara bir nevi sultan olur.
Şualar