Şimdi yaptığım işler için bana yemek vermiyorsunuz. Benim adıma yemek vermek bir şeref olduğu için veriyorsunuz çünkü hepiniz bir sürü hayvansınız; çünkü gürûhun bir parçasısınız; çünkü gürûhun aklındaki otomatikleşmiş tek bir kör düşünce var, o da bana yemek vermek.
Bitirdim;
Kopuzu bir kenara koydum.
Mor yoncaların arasında sallanıp durulurken hafif gölgeler,
Çok yakında sona erecek şarkılar ve ezgiler.
Bitirdim;
Kopuzu kenara koydum.
Bir zamanlar seher vakti ardıç kuşu gibi şakıyıp
Üzerine çiğ düşmüş çalıların arasında şarkı söylerken;
Şimdi suskunum.
Yorgun bir kerten kuşu gibi
Kalmadı gırtlağımda ezgi;
Şarkı söylemeye doydum,
Bitirdim.
Kopuzu bir kenara koydum.
Çaresizlik içinde kıvranıp açlıktan kırılırken hiç kimsenin onu yemeğe davet etmediği o günleri hatırladı. Yemeğe esas o zaman, boğazından lokma geçmediği için halsiz düştüğü, kıtlık çekip kilo kaybettiği dönemde ihtiyacı vardı. İşin içindeki paradoks da buydu.
Martin'in üzerine büyük bir üzüntü çöktü. Kendini çok yaşlı hissetti.Geçmiş günlerindeki o kayıtsız, tasasız genç arkadaşlarından asırlarca daha yaşlı. Çok yol kat etmişti. Dönemeyecek kadar çok hem de.