Mevlüde

Şimdi yaptığım işler için bana yemek vermiyorsunuz. Benim adıma yemek vermek bir şeref olduğu için veriyorsunuz çünkü hepiniz bir sürü hayvansınız; çünkü gürûhun bir parçasısınız; çünkü gürûhun aklındaki otomatikleşmiş tek bir kör düşünce var, o da bana yemek vermek.
Reklam
Bitirdim; Kopuzu bir kenara koydum. Mor yoncaların arasında sallanıp durulurken hafif gölgeler, Çok yakında sona erecek şarkılar ve ezgiler. Bitirdim; Kopuzu kenara koydum. Bir zamanlar seher vakti ardıç kuşu gibi şakıyıp Üzerine çiğ düşmüş çalıların arasında şarkı söylerken; Şimdi suskunum. Yorgun bir kerten kuşu gibi Kalmadı gırtlağımda ezgi; Şarkı söylemeye doydum, Bitirdim. Kopuzu bir kenara koydum.
Sayfa 415·Kitabı okudu
Çaresizlik içinde kıvranıp açlıktan kırılırken hiç kimsenin onu yemeğe davet etmediği o günleri hatırladı. Yemeğe esas o zaman, boğazından lokma geçmediği için halsiz düştüğü, kıtlık çekip kilo kaybettiği dönemde ihtiyacı vardı. İşin içindeki paradoks da buydu.
Sayfa 451·Kitabı okudu
O hâlde kalabalıkların kendisine gösterdiği hürmet gerçekten de talihsizdi.
Sayfa 450·Kitabı okudu
Martin'in üzerine büyük bir üzüntü çöktü. Kendini çok yaşlı hissetti.Geçmiş günlerindeki o kayıtsız, tasasız genç arkadaşlarından asırlarca daha yaşlı. Çok yol kat etmişti. Dönemeyecek kadar çok hem de.
Sayfa 437·Kitabı okudu
Reklam